Vekalet Sözleşmesi ve Azil Hakkı
Vekalet sözleşmesi, güven unsuruna dayanan bir ilişkidir. Vekil, vekalet verenin menfaatine hareket etmek zorundadır. Avukatlık ilişkisi, doktor-hasta ilişkisi (genellikle) vekalet hükümlerine tabidir.
1. Vekilin Özen ve Sadakat Borcu
Vekil, işi bizzat yapmak ve en hafif kusurundan bile sorumlu olmak zorundadır. "Ben elimden geleni yaptım ama olmadı" savunması, eğer gerekli mesleki özeni göstermemişse (örneğin avukatın süreyi kaçırması) geçerli değildir.
2. Azil ve İstifa Hakkı
TBK m. 512 gereği, taraflar vekalet sözleşmesini her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir (Azil veya İstifa). Bu hak önceden sınırlandırılamaz ("Azledilemez vekaletname" kural olarak geçersizdir).
Ancak, "zamansız" (haksız) azil veya istifa durumunda, karşı tarafın uğradığı zarar tazmin edilmelidir. Örneğin, davanın son aşamasında duruşmadan bir gün önce avukatını haksız yere azleden kişi, avukatlık ücretinin tamamını ödemek zorunda kalabilir.
3. Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması
Vekil, yetkisini vekalet verenin zararına kullanırsa (örneğin evi değerinin çok altına satarsa veya kendisiyle iş yaparsa), yapılan işlem vekalet vereni bağlamaz. 3. kişi (alıcı) iyiniyetli değilse tapu iptal edilebilir.
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Bu web sitesinde yer alan makaleler, hukuki dilekçe örnekleri ve rehber içerikler; tamamen genel bilgilendirme amacıyla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'na uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler, hukuki tavsiye veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımayıp, somut olaylara doğrudan uygulanamayabilir.
