
İsim ve Soyisim Değiştirme Davası: Haklı Sebepler ve Prosedür
Kişinin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olan isim ve soyisim, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 27. maddesi uyarınca ancak 'Haklı Sebep' varsa mahkeme kararıyla değiştirilebilir. Bir dönem Nüfus Müdürlükleri tarafından 'mahkemesiz isim değiştirme' imkanı getirilmişse de (7196 s. Kanun), bu geçici bir düzenlemeydi. Güncel durumda (2026), isim veya soyisim değişikliği için Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmak zorunludur. Dava süreci, haklı sebeplerin kanıtlanması, tanık dinletilmesi ve ilanın yapılması aşamalarından oluşur.
1. Genel Bakış ve Hukuki Nitelik
2. 1. Hangi Sebepler 'Haklı Sebep' Sayılır?
Yargıtay, haklı sebep kavramını oldukça geniş yorumlamaktadır: a) İsimin gülünç, telaffuzu zor veya anlamının kötü olması (Örn: Satılmış, Döndü, Ördek). b) Kişinin sosyal çevresinde farklı bir isimle tanınıyor olması (En yaygın sebep). Kimlikte Ahmet yazıyor ama herkes onu Can olarak biliyorsa, bu bir haklı sebeptir. c) İsimin travmatik bir olayı hatırlatması (Milli-manevi duyguları incitmesi veya aile içi şiddeti çağrıştırması). d) Din değiştirme veya cinsiyet değiştirme halleri.
3. 2. Dava Açma Süreci ve Görevli Mahkeme
Davacı, yerleşim yerindeki (ikametgah) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dilekçe ile başvurur. Davalı olarak 'Nüfus Müdürlüğü' (İdare) gösterilir. Dilekçede, değiştirilmek istenen isim ve dayanılan haklı sebep (Tanınma, alay edilme vb.) açıkça belirtilmelidir. Bu dava, kişinin hayatında sadece bir kez açabileceği (ilke olarak) bir davadır, bu nedenle ret kararı çıkmaması için hukuki gerekçelendirme iyi yapılmalıdır.
4. 3. İspat ve Tanık Beyanları
İsim değiştirme davalarında en önemli delil 'Tanık'tır. Mahkemede dinlenen 2 tanık, 'Biz davacıyı yıllardır X ismiyle biliyoruz, kimlikteki Y ismini hiç kullanmaz, Y ismini kullanınca utanıp sıkılıyor' şeklinde beyanda bulunursa, hakim genellikle talebi kabul eder. Tanıklar genellikle aile dostu, komşu veya iş arkadaşı olabilir. Sadece 'İsmimi sevmiyorum, değiştirmek istiyorum' beyanı yeterli değildir, objektif veya sübjektif bir haklı neden gerekir.
5. 4. Karar ve İlan Süreci
Mahkeme değişikliği kabul ederse, karar yerel veya ulusal bir gazetede ilan edilir (3. kişilerin itiraz hakkı için). Karar kesinleştikten sonra Nüfus Müdürlüğü'ne gönderilir ve kimlik kartı, ehliyet, pasaport gibi belgeler yeni isme göre yeniden çıkartılır. İsim değişikliği, kişinin alt soyunu (çocuklarını) etkilemez, ancak soyisim değişikliği eş ve çocukların soyadını da (duruma göre) etkileyebilir.
6. 5. Soyadı Değişikliğinde Özel Durumlar
Soyadı değişikliği daha sıkı kurallara tabidir. Boşanan kadının evlilik öncesi soyadına dönmesi dava gerektirmez (Nüfus Md. başvurusu yeterlidir). Ancak 'babanın soyadını kullanmak istemiyorum' diyen bir ergin birey, babasıyla arasında ciddi husumet olduğunu, babasının suç işlediğini veya aile bağlarının koptuğunu ispatlayarak soyadını değiştirebilir. Yargıtay (AYM kararları ışığında) kişinin manevi bütünlüğü kapsamında bu talepleri artık daha kolay kabul etmektedir.
7. 6. Yargıtay'ın 'Bir Kere Değiştirme' Kuralı
Eskiden Nüfus Kanunu'nda 'Ad değişikliği davası ancak bir kere açılabilir' hükmü vardı. Ancak Anayasa Mahkemesi bu hükmü iptal etmiştir. Artık haklı sebep olduğu sürece (örneğin ilk değişikliğe rağmen memnuniyetsizlik devam ediyorsa), kişi ikinci kez de isim değişikliği davası açabilir.
8. 7. Yabancı İsim Alabilir Miyim?
Yargıtay ve Nüfus Kanunu'na göre, alınan yeni ismin 'Türk alfabesine uygun olması' şarttır (Q, W, X harfleri içeremez). Ancak köken olarak yabancı bir isim (Örn: Sarah, Helin, Robert) almakta hukuken bir engel yoktur. Önemli olan genel ahlaka aykırı olmamasıdır. Çifte vatandaşlığı olanlar veya yurtdışında yaşayanlar için bu talep 'haklı sebep' kabul edilir.
9. 8. Çocuğun İsmi Konusunda Anne-Baba Anlaşmazlığı
Boşanmış anne, velayeti kendisinde olsa bile çocuğun soyadını tek başına değiştiremez (Anayasa Mahkemesi'nin son kararları ile bu kapı aralanmıştır ancak Yargıtay hala sıkı şartlar aramaktadır). Çocuğun ön adını (ismini) değiştirmek için ise velayet sahibi annenin başvurusu yeterli olabilir ancak babanın da dinlenmesi gerekebilir. Evlilik birliği içinde çocuk ismi ancak anne-babanın ortak kararıyla değişir.
10. 9. Dava Ne Kadar Sürer?
İsim değiştirme davaları, Türk yargı sisteminin en hızlı davalarıdır. Eğer tanıklar ilk duruşmaya getirilirse ve ilan işlemleri hızlı yapılırsa, dava 'Tek Celsede' (yaklaşık 2-3 ay) sonuçlanır. Kararın kesinleşmesi ve nüfusa işlenmesi 1 ayı bulabilir.
YANLIŞ: Parasın verip dava açarsam Soyadımı 'Koç' veya 'Sabancı' yapabilirim. DOĞRU: HAYIR. Türk hukukunda haklı sebep olsa bile, toplumda karışıklığa yol açacak, bilinen (maruf) ve tanınmış ailelerin soyadlarının haksız yere kullanılmasına izin verilmez. Ayrıca, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı veya komik isimler de mahkemece reddedilir. İsim değişikliği keyfi bir işlem değil, hukuki bir statü değişikliğidir.
İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar
📂 İLGİLİ MEVZUAT (TMK)
Adın Değiştirilmesi (Madde 27)
"Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilan olunur. Adın değiştirilmesi, kişisel durumu değiştirmez. Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir."
Yargıtay'ın İsim ve Soyisim Değiştirme Davası Konusundaki Yerleşik İçtihatları ve İnceleme Kriterleri
Yüksek Yargı makamı olan Yargıtay, İsim ve Soyisim Değiştirme Davası davalarında yerel mahkeme kararlarını denetlerken belirli standartlar ve ispat şartları aramaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi gereği, içtihat birliği sağlanması amacıyla verilen emsal kararlar, davanın seyri açısından hayati önem taşır. Özellikle son yıllarda Dairelerin birleşmesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla birlikte İsim ve Soyisim Değiştirme Davası alanında yeni kriterler benimsenmiştir.
1. Delillerin Değerlendirilmesi ve İspat Yükü
Yargıtay, İsim ve Soyisim Değiştirme Davası uyuşmazlıklarında ispat yükünün hangi tarafta olduğu konusunda kesin kurallar koymuştur. MK m. 6 gereği, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Ancak hayatın olağan akışına aykırı durumlar söz konusu olduğunda, ispat yükü yer değiştirebilir. Yargıtay, özellikle yazılı delil başlangıcı, tanık beyanlarının tutarlılığı ve resmi kayıtların aksinin ancak yine aynı güçte belgelerle ispatlanabileceği (senede karşı senetle ispat) ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır.
2. Usul Ekonomisi ve Hak Düşürücü Süreler
Dava şartları açısından yapılan incelemede, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri Yargıtay tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Taraflar ileri sürmese bile hakim, davanın süresinde açılıp açılmadığını kontrol etmek zorundadır. İsim ve Soyisim Değiştirme Davası davalarında sürelerin kaçırılması, hakkın özünü ortadan kaldırmasa da dava hakkını sona erdirdiği için usulden ret kararı verilmesine neden olur.
3. Hakkaniyet ve Takdir Yetkisi
Hakim, kanunu uygularken takdir yetkisine sahiptir ancak bu yetki sınırsız değildir. Yargıtay bozma kararlarında sıklıkla "Hakkaniyet İlkesi"ne atıf yapar. Somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları dikkate alınarak, adalete en uygun hükmün kurulması gerekir. Basmakalıp gerekçelerle verilen kararlar, Yargıtay denetiminden geçemez.
Detaylı Hukuki İnceleme
Kişinin şahsiyet hakkı olan ismini değiştirmesi, Türk Medeni Kanunu m. 27 uyarınca ancak "haklı sebep" varsa ve mahkeme kararıyla mümkündür.
1. Haklı Sebepler Nelerdir?
Yargıtay uygulamasına göre şu haller haklı sebep sayılır:
- İsmin gülünç, çirkin veya ahlaka aykırı olması (Örn: Satılmış, Ördek, Yosma).
- İsmin telaffuzunun zor olması.
- Kişinin çevresinde (aile, iş, sosyal ortam) başka bir isimle biliniyor olması ("Tanınan İsim" gerekçesi).
- Din değiştirme nedeniyle isim değişikliği.
- Kötü bir travmayı hatırlatması (Örn: Babasının tacizine uğrayan çocuğun baba adını taşıyan ismini değiştirmesi).
2. Dava Süreci
- Mahkeme: Kişinin ikamet ettiği yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi.
- Davalı: Nüfus Müdürlüğü.
- Tanık: En az 2 tanık, kişinin haklı sebebini ve diğer ismini kullandığını doğrulamalıdır.
- Süre: Tek celsede biter (Yaklaşık 2-3 ay).
- İlan: Karar, yerel veya ulusal gazetede ilan edilir.
e-Devlet İsim Değişikliği: Belirli dönemlerde (geçici maddelerle) nüfus müdürlüklerine yetki verilerek "imla hatası olan" isimlerin mahkemesiz değiştirilmesi sağlanmıştı. Ancak köklü isim değişiklikleri (Ahmet'i Mehmet yapmak) için her zaman mahkeme kararı gerekir.
İsim ve Soyisim Değiştirme Davası Dava Dilekçesi Hazırlama Rehberi
Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dilekçenin Odak Noktası: İsmin yarattığı travma, karışıklık veya sosyal zorlukların vurgulanması.
- Kritik Uyarı: Tanıklarınızı duruşmaya hazır edin, hakim 'Bu kişiyi hangi isimle tanıyorsun?' diye soracaktır.
Sunulması Gereken Özel Deliller
Bu davada iddianızı ispatlamak için şu delilleri mutlaka dilekçenize eklemelisiniz:
- Tanık Beyanları (En önemli)
- Sosyal medya kayıtları
- Okul/İşyeri kayıtları
İlgili Hukuki Terimler
- Haklı Sebep
- İsmin gülünç olması, kötü tanınan biriyle özdeşleşmesi, din/kültür değişimi veya sosyal hayatta farklı isimle bilinme.
- Nüfus Müdürü
- İsim değiştirme davalarında davalı, Nüfus Müdürlüğüdür.
- İlan
- Karar verildikten sonra mahkeme kararı yerel veya ulusal gazetede ilan edilir.
- e-Devlet
- Sadece yazım hataları e-Devletten düzelir, tam isim değişikliği için dava şarttır.
Bu Konuda Sıkça Sorulanlar
İsmi beğenmiyorum diye değiştirebilir miyim? ▼
Sadece 'beğenmeme' yetmez. Sosyal hayatınızda zorluk çıkardığını veya psikolojinizi etkilediğini (Haklı Sebep) ispatlamalısınız.
Takma adımı kimliğe ekletebilir miyim? ▼
Evet. Çevrenizde o isimle bilindiğinizi tanıklarla ispatlarsanız mahkeme ekler.
İsim değiştirme davası ne kadar sürer? ▼
Tek celsede (yaklaşık 2-3 ay) sonuçlanan hızlı bir davadır.
18 yaşından küçük çocuğumun ismini değiştirebilir miyim? ▼
Velayet hakkına sahip anne-baba birlikte başvurarak değiştirebilir. Boşanmışlarsa velayet sahibi açar.
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Bu web sitesinde yer alan makaleler, hukuki dilekçe örnekleri ve rehber içerikler; tamamen genel bilgilendirme amacıyla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'na uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler, hukuki tavsiye veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımayıp, somut olaylara doğrudan uygulanamayabilir.
Hukuki süreçler değişken ve dinamik yapıda olduğundan, mevzuat değişiklikleri veya güncel Yargıtay kararları doğrultusunda bilgiler güncelliğini yitirmiş olabilir. Aldem Hukuk Bürosu, sitedeki bilgilerin kullanımı sonucu doğabilecek hak kayıplarından sorumlu tutulamaz. Dava açmadan veya hukuki işlem yapmadan önce mutlaka uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
