Aldem Law Logo
AİLE VE KİŞİLER HUKUKU RehberiDin Değiştirme ve Nüfus Kaydı (2026 Rehberi)

Din Değiştirme ve Nüfus Kaydı

Din Değiştirme ve Nüfus Kaydı, Türk hukuk pratiğinde sıkça karşılaşılan ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alt başlıkta; din değiştirme ve nüfus kaydı ile ilgili yasal dayanakları, Yargıtay'ın güncel yaklaşımını ve uygulama detaylarını inceleyeceğiz.

Hukuki Süreç Uyarısı

Din Değiştirme ve Nüfus Kaydı davası, teknik usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Hak düşürücü süreleri kaçırmamak ve ispat yükümlülüğünü doğru yönetmek için süreci bir avukatla takip etmeniz önerilir.

Önemli Hususlar ve Detaylar

1. Nüfus cüzdanından din hanesini sildirme

Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları doğrultusunda, kimse dinini açıklamaya zorlanamaz. Vatandaşlar nüfus müdürlüğüne başvurarak din hanesini boş bıraktırabilir veya sildirebilir.

2. Din değiştirme beyanı ve tescil

Kişi dinini değiştirmek istiyorsa (örneğin Hristiyan olmak), Nüfus Müdürlüğü'ne yazılı beyan vermesi yeterlidir. Herhangi bir belge veya vaftiz kağıdı sunma zorunluluğu yoktur (kişisel beyan esastır).

3. 18 yaş altı çocukların din hanesi

Çocuk reşit olana kadar dinine velisi karar verir. Anne ve baba birlikte başvurarak çocuğun din hanesini değiştirebilir veya boş bırakabilir. Çocuk 18'e girince kendi kararını verir.

Din Değiştirme ve Nüfus Kaydı Savunma ve Dava Stratejisi

Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Odaklanılması Gereken Husus: İsmin yarattığı travma, karışıklık veya sosyal zorlukların vurgulanması.

DİKKAT: Tanıklarınızı duruşmaya hazır edin, hakim 'Bu kişiyi hangi isimle tanıyorsun?' diye soracaktır.

Hazırlanması Gereken Deliller

  • Tanık Beyanları (En önemli)
  • Sosyal medya kayıtları
  • Okul/İşyeri kayıtları

İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar

Din Değiştirme ve Nüfus Kaydı konusu, temel olarak AİLE VE KİŞİLER HUKUKU mevzuatına dayanmaktadır. Uygulamada mahkemeler, kanunun lafzı (sözü) ile ruhunu (amacı) birlikte değerlendirir. Her somut olayda delil durumu, tarafların sıfatı ve olayın oluş şekli farklılık gösterdiğinden, matbu bilgilerle hareket etmek yerine güncel mevzuatın somut olaya uyarlanması gerekir.