Aldem Law Logo
GAYRİMENKUL HUKUKU RehberiŞufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir? (2026 Rehberi)

Şufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir?

Şufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir?, Türk hukuk pratiğinde sıkça karşılaşılan ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alt başlıkta; şufa (önalım) hakkı davası nedir? ile ilgili yasal dayanakları, Yargıtay'ın güncel yaklaşımını ve uygulama detaylarını inceleyeceğiz.

Hukuki Süreç Uyarısı

Şufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir? davası, teknik usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Hak düşürücü süreleri kaçırmamak ve ispat yükümlülüğünü doğru yönetmek için süreci bir avukatla takip etmeniz önerilir.

Önemli Hususlar ve Detaylar

1. Paylı mülkiyette hisse satışı

Şufa hakkının kullanılabilmesi için taşınmazın 'paylı mülkiyet' (müşterek mülkiyet) hükümlerine tabi olması gerekir. Elbirliği mülkiyetinde (miras ortaklığı) bu hak kullanılamaz.

2. Hissedarın öncelikli hakkı

Kanun, paydaşların arasına yabancı girmesini istemez. Bu yüzden bir paydaş hissesini 3. kişiye satarsa, diğer paydaş aynı bedeli ödeyerek o payı geri alabilir.

3. Fiili taksim savunması

Arsa veya daire fiilen bölünmüş ve herkes yerini biliyorsa, şufa davası 'dürüstlük kuralına aykırılık' nedeniyle reddedilir.

4. Bedelde muvazaa iddiaları

Satış bedeli tapuda düşük gösterildiyse, önalım hakkı o düşük bedel üzerinden kullanılır. Yüksek gösterildiyse davacı muvazaa iddiasında bulunabilir.

5. Dava açma süresi

Şufa davası, satışın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren 3 ay, her halde satıştan itibaren 2 yıl içinde açılmalıdır.

Şufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir? Savunma ve Dava Stratejisi

Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Odaklanılması Gereken Husus: Önalım hakkının kullanılması ve tapu bedelinin (veya gerçek bedelin) depo edilmesi.

DİKKAT: Dava açarken tapuda gösterilen satış bedeli + masrafları mahkeme veznesine depo etmeye (ödemeye) hazır olmalısınız.

Hazırlanması Gereken Deliller

  • Tapu kaydı
  • Noter ihtarnamesi
  • Tanık (Fiili taksim için)

İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar

Şufa (Önalım) Hakkı Davası Nedir? konusu, temel olarak GAYRİMENKUL HUKUKU mevzuatına dayanmaktadır. Uygulamada mahkemeler, kanunun lafzı (sözü) ile ruhunu (amacı) birlikte değerlendirir. Her somut olayda delil durumu, tarafların sıfatı ve olayın oluş şekli farklılık gösterdiğinden, matbu bilgilerle hareket etmek yerine güncel mevzuatın somut olaya uyarlanması gerekir.