MİRAS HUKUKU
Miras Paylaşımı Anlaşmazlıkları 2026: Tenkis, Muris Muvazaası ve İzale-i Şuyu Rehberi
Yönetici Özeti
Miras hukuku, bireyin vefatı sonrasında malvarlığı değerlerinin (tereke) hukuk düzeninin öngördüğü kurallar çerçevesinde mirasçılara intikalini düzenleyen, özel hukukun teknik detayları en yoğun ve sosyal etkileri en derin alanlarından biridir. Türkiye'de miras paylaşımı süreçleri, yalnızca ekonomik bir varlık transferi olmanın ötesinde, aile içi dinamiklerin, geçmişten gelen adalet algılarının ve psikolojik hesaplaşmaların sahnelendiği karmaşık bir süreçtir.
2026 yılı itibarıyla Türk hukuk pratiğinde, özellikle yargı yükünün hafifletilmesi amacıyla getirilen "dava şartı arabuluculuk" uygulamaları, miras uyuşmazlıklarının çözümünde yeni bir paradigma yaratmıştır.
Bu rapor, miras paylaşımından kaynaklanan uyuşmazlıkların hukuki niteliğini, yasal mirasçılık sıfatlarını, saklı pay kurallarını, tasarruf özgürlüğünün sınırlarını ve uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan sulh ve dava yollarını tüketici bir derinlikte incelemeyi amaçlamaktadır.
Bölüm 1: Türk Miras Hukukunun Temel Yapıtaşları ve Yasal Mirasçılık Sistemi
1.1. Zümre Sistemi ve Külli Halefiyet İlkesi
Türk hukukunda miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte bir bütün olarak, kendiliğinden mirasçılara geçer. Buna "Külli Halefiyet" ilkesi denir. Mirasçılar, tereke malları üzerinde, borçlardan da şahsen sorumlu olmak kaydıyla, elbirliğiyle mülkiyet (iştirak halinde mülkiyet) hakkına sahip olurlar.
Mirasçıların belirlenmesinde "Zümre Sistemi" esastır. Bu sistemde, bir önceki zümrede mirasçı varken, bir sonraki zümre miras hakkı elde edemez.
1.1.1. Birinci Zümre (Altsoy)
Mirasbırakanın çocukları, torunları ve onların soyundan gelenlerden oluşur. Hukukumuzda evlatlık da birinci zümre mirasçısı olarak kabul edilir ve öz çocuklarla eşit haklara sahiptir. Birinci zümrede miras paylaşımı "zümre başları" (çocuklar) arasında eşit olarak yapılır. Bir çocuk mirasbırakandan önce ölmüşse, onun payı kendi altsoyuna (torunlara) geçer. Buna "halefiyet" denir.
1.1.2. İkinci Zümre (Ana-Baba ve Kardeşler)
Mirasbırakanın altsoyu yoksa, miras ikinci zümreye, yani ana ve babaya geçer. Eğer ana veya baba mirasbırakandan önce ölmüşse, onların payı kendi altsoylarına (mirasbırakanın kardeşlerine) intikal eder.
1.1.3. Üçüncü Zümre (Büyükanne ve Büyükbaba)
İkinci zümrede de mirasçı bulunmazsa (yani ne ana-baba ne de kardeş/yeğen varsa), miras üçüncü zümreye intikal eder. Bu zümre, büyükanneler ve büyükbabalardan oluşur.
1.2. Sağ Kalan Eşin Mirasçılık Statüsü
Sağ kalan eş, zümre sisteminin dışındadır ancak her zümreyle birlikte mirasçı olabilir. Eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre dramatik farklılıklar gösterir.
| Birlikte Mirasçı Olunan Grup | Eşin Yasal Miras Payı | Eşin Saklı Payı |
|---|---|---|
| 1. Zümre (Çocuklar) | 1/4 (Dörtte bir) | Yasal payın tamamı (1/4) |
| 2. Zümre (Ana-Baba/Kardeş) | 1/2 (Yarım) | Yasal payın tamamı (1/2) |
| 3. Zümre (Büyük Ebeveynler) | 3/4 (Dörtte üç) | Yasal payın 3/4'ü |
| Zümre Yoksa (Tek Başına) | Tamamı (1/1) | Yasal payın 3/4'ü |
1.3. Saklı Pay (Mahfuz Hisse) Kavramı ve Tasarruf Özgürlüğünün Sınırları
Türk Medeni Kanunu, mirasbırakana malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisi vermemiştir. Aile birliğinin korunması ve yakın mirasçıların ekonomik güvenliği için "Saklı Pay" kurumu getirilmiştir. Saklı pay, mirasbırakanın vasiyetname veya bağışlama yoluyla dahi dokunamayacağı, ihlal edildiğinde dava yoluyla geri alınabilen paydır.
2007 Değişikliği ve Kardeşlerin Durumu
Miras hukukunda en kritik dönüm noktalarından biri 2007 yılında yapılan 5650 sayılı Kanun değişikliğidir. Bu değişiklik ile kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Bu durum şu anlama gelir: Mirasbırakan, vasiyetname düzenleyerek mirasının tamamını eşine veya bir hayır kurumuna bırakabilir ve bu durumda kardeşler (saklı payları olmadığı için) herhangi bir hak iddia edemezler.
Saklı pay sahibi mirasçılar şunlarla sınırlandırılmıştır:
- Altsoy (Çocuklar/Torunlar): Yasal miras paylarının yarısı (1/2) saklıdır.
- Ana ve Baba: Yasal miras paylarının dörtte biri (1/4) saklıdır.
- Sağ Kalan Eş: Duruma göre yasal payının tamamı veya dörtte üçü saklıdır.
Bölüm 2: Uyuşmazlıkların Yargı Dışı Çözümü: Sulh ve Arabuluculuk
2.1. Miras Taksim Sözleşmesi
Mirasçıların, tereke mallarını kendi aralarında nasıl paylaşacaklarını karara bağladıkları sözleşmeye "Miras Taksim (Paylaşma) Sözleşmesi" denir. Bu sözleşme, elbirliği mülkiyetini sona erdirir ve bireysel mülkiyete geçişi sağlar.
Şekil Şartları: Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi uyarınca, miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması yeterlidir. Resmi şekil (noter) şartı aranmaz; tarafların kendi aralarında düzenleyip imzaladıkları adi yazılı bir kağıt dahi hukuken geçerlidir.
2.2. Dava Şartı Arabuluculuk (2026 Perspektifi)
Türk yargı sisteminde 7445 sayılı Kanun ile yapılan reformlar neticesinde, miras paylaşımını ilgilendiren davalarda arabuluculuk kurumu merkezi bir rol üstlenmiştir. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) davaları başta olmak üzere, taşınmaz devrini içeren uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru zorunlu dava şartı haline getirilmiştir.
2.2.1. Süreç Nasıl İşler?
- Atama ve Davet: Sistem tarafından atanan veya tarafların anlaştığı arabulucu, tüm mirasçıları toplantıya davet eder.
- Süre: Arabuluculuk süreci, başvurudan itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırılmalıdır. Zorunlu hallerde bu süre 1 hafta daha uzatılabilir (Toplam 4 hafta).
- Gizlilik: Görüşmeler gizlidir. Tarafların burada sunduğu teklifler, ileride açılabilecek bir davada delil olarak kullanılamaz.
Bölüm 3: Miras Hukukunda Dava Türleri ve Yargılama Usulleri
3.1. Terekenin Tespiti Davası
Miras paylaşımı yapılabilmesi için öncelikle neyin paylaşılacağının bilinmesi gerekir. Mirasbırakanın malvarlığının (terekenin) tam olarak bilinmediği durumlarda, mirasçılar "Terekenin Tespiti" davası açarlar. Bu dava, bir paylaşım davası değil, bir "tespit" davasıdır. Mahkeme, bankalara, tapu müdürlüklerine ve trafik tescil şubelerine yazılar yazarak mirasbırakanın aktiflerini ve borçlarını (pasiflerini) belirler.
3.2. Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası
Türk toplum yapısında en sık rastlanan, kültürel kodlarla (erkek çocuğa mal bırakma isteği) şekillenen uyuşmazlık türüdür. Mirasbırakan, aslında bağışlamak istediği taşınmazı, tapuda satış yapmış gibi göstererek mirasçısına devreder.
Hukuki Nitelik: Burada iki işlem vardır:
- Görünürdeki İşlem (Satış): Tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için (muvazaa nedeniyle) geçersizdir.
- Gizli İşlem (Bağış): Resmi şekil şartlarına uyulmadığı için geçersizdir.
Sonuç olarak, tapu devri hükümsüzdür ve iptal edilmelidir.
Davacı ve İspat: Saklı paylı olsun olmasın, miras hakkı zedelenen tüm yasal mirasçılar bu davayı açabilir. Tenkis davasından en büyük farkı budur; kardeşler de muris muvazaası davası açabilir. Yargıtay, "alım gücü olmayan birine satış yapılması", "satış bedeli ile rayiç bedel arasındaki fahiş fark" ve "mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının olmaması" gibi durumları muvazaa karinesi saymaktadır.
Zamanaşımı: Muris muvazaası, haksız fiil ve yolsuz tescil niteliğinde olduğundan, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Mirasbırakan öldükten 20 yıl sonra dahi açılabilir.
3.3. Tenkis Davası (Saklı Payın Korunması)
Mirasbırakanın, saklı pay kurallarını ihlal eden tasarruflarının, yasal sınıra çekilmesini (indirgenmesini) sağlayan davadır. Bu davada işlem (örneğin vasiyetname) tamamen iptal edilmez; sadece saklı payı ihlal eden kısım kadar etkisiz hale getirilir.
Kritik Fark: Muris muvazaasında tapu iptal edilir ve mal terekeye döner. Tenkiste ise malı alan kişide kalabilir, ancak o kişi diğer mirasçılara "tenkis bedeli" ödemek zorunda kalır.
Hak Düşürücü Süre: Saklı payının zedelendiğini öğrenen mirasçı, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açmalıdır. Her halükarda, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer işlemlerde mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle dava hakkı düşer.
3.4. Denkleştirme (İade) Davası
Mirasbırakanın sağlığında mirasçılarına yaptığı karşılıksız kazandırmaların (ivazsız intikallerin), miras paylaşımı sırasında terekeye hesaben iade edilmesidir. Amaç, mirasçılar arasında eşitliği sağlamaktır.
Kuruluş Sermayesi ve Çeyiz: Yargıtay içtihatlarına göre, mirasbırakanın bir çocuğuna iş kurması için verdiği sermaye, aldığı dükkan veya evlenirken yaptığı aşırı çeyiz harcamaları denkleştirmeye tabidir.
3.5. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası
Miras paylaşımının kilitlendiği noktada açılan ve tüm mirasçıları kapsayan davadır. Bu dava, "çift taraflı" bir davadır; yani davacı da davalı da aynı hukuki statüdedir ve davanın sonucundan (satıştan) herkes payı oranında yararlanır.
Aşamalar:
- Dava Açılması: Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Dava açılmadan önce arabuluculuk şartının yerine getirilmiş olması gerekir.
- Taraf Teşkili: Tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi zorunludur.
- Paylaşım Şeklinin Belirlenmesi:
- Aynen Taksim: Asıl olan malın aynen bölünmesidir. Ancak taşınmazın yüzölçümü, imar durumu ve niteliği buna uygun olmalıdır.
- Satış Suretiyle Giderilme: Aynen taksim mümkün değilse (ki %90 oranında mümkün olmamaktadır), mahkeme malın satışına karar verir.
- İhale: Satış, UYAP e-satış portalı üzerinden yapılır. İlk ihalede muhammen bedelin %50'si + masrafları bulan teklif verilirse mal satılır.
- Bedelin Dağıtımı: Satış bedeli, masraflar ve vergiler düşüldükten sonra mirasçılara payları oranında dağıtılır.
Bölüm 4: Ekonomik Analiz ve 2026 Yılı Yargılama Giderleri
Miras davaları, özellikle taşınmaz değerlerinin yüksekliği nedeniyle ciddi bir ekonomik yük oluşturabilir.
| Masraf Kalemi | Oran / Tutar (2026) | Açıklama |
|---|---|---|
| Başvuru Harcı | Maktu (Değişken) | Dava açılırken ödenir |
| Satış İlam Harcı | Binde 11,38 (%1.138) | Satış bedeli üzerinden hesaplanır |
| Aynen Taksim Harcı | Binde 4,55 (%0.455) | Mal aynen bölünürse değeri üzerinden |
| Bilirkişi Ücreti | 1.500 - 3.000 TL (Kişi başı) | Heyet sayısına göre değişir |
| Tebligat Giderleri | 1.750 TL (Ortalama depo) | Mirasçı sayısına göre artar |
| Avukatlık Ücreti | Tarifeye göre %10-15 | Dava değeri üzerinden |
Bölüm 5: Sonuç ve Stratejik Öneriler
Miras paylaşımı, hukuki bilgi, finansal okuryazarlık ve duygusal zeka gerektiren çok boyutlu bir süreçtir. Mevcut yasal çerçeve ve 2026 yılı dinamikleri ışığında, taraflar için en rasyonel yol haritası şöyledir:
- Arabuluculuğu Fırsata Çevirin: Zorunlu arabuluculuk sürecini bir formalite olarak geçiştirmeyin. İzale-i şuyu davasında malın ihalede "ölü fiyata" gitmesi ve %10'u bulan masraf kesintileri düşünüldüğünde, arabulucuda piyasa değerine yakın bir fiyatta anlaşmak herkesin lehinedir.
- Sözleşmeleri Sağlam Yapın: Miras taksim sözleşmelerini mutlaka yazılı yapın ve mümkünse tapuda hemen infaz edin. "Sonra hallederiz" yaklaşımı, mirasçılardan birinin ölümü veya fikrinin değişmesiyle büyük krizlere yol açabilir.
- Delil Toplama: Muris muvazaası veya tenkis davası açmayı düşünüyorsanız, mirasbırakanın ölümünden önceki banka hareketlerini, tapu devir tarihlerini ve o dönemki ekonomik durumunu belgeleyin. İspat yükü iddia edendedir.
- Zamanaşımına Dikkat: Tenkis davasındaki 1 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmayın. Ancak muris muvazaası için acele etmeye gerek yoktur, delilleri topladıktan sonra dava açılabilir.
- Uzman Desteği: Miras hukuku teknik hesaplamalar (saklı pay oranları, denkleştirme faizleri vb.) içerir. Sürecin uzman bir miras avukatı ile yönetilmesi, hak kayıplarını minimize eder.
Sık Sorulan Sorular
Mirastan mal kaçırma davası ne zaman açılabilir?
Muris muvazaası davası herhangi bir süreye tabi değildir. Mirasbırakan öldükten 20 yıl sonra dahi açılabilir. Ancak delillerin kaybolmaması için mümkün olan en kısa sürede dava açılması tavsiye edilir.
Kardeşler mirasçı mıdır?
Evet, ancak birinci zümre (çocuklar) varsa kardeşler mirasçı olamaz. Çocuk yoksa kardeşler ikinci zümre olarak mirasçıdır. 2007 değişikliği ile kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır.
Eşim öldü, kayınvalidem miras hakkı istiyor. Haklı mı?
Duruma göre değişir. Çocuğunuz varsa, siz 1/4, çocuklar 3/4 alır ve kayınvalidenin miras hakkı yoktur. Çocuğunuz yoksa, siz 1/2, kayınvalide ve kayınpeder diğer yarıyı paylaşır.
Tenkis davası açma sürem doldu, ne yapabilirim?
Tenkis davası 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre geçtiyse tenkis davası açamazsınız. Ancak muris muvazaası iddiası varsa, bu dava süreye tabi değildir.
Miras Hukuku Danışmanlığı
Miras paylaşımı, tenkis, muris muvazaası ve izale-i şuyu davalarında uzman avukatlarımızla görüşün.
Ücretsiz Danışmanlık AlınYasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut uyuşmazlıklarda mutlaka uzman bir avukata danışınız.
