Aldem Law Logo
AİLE VE KİŞİLER HUKUKU RehberiMal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı (2026 Rehberi)

Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı

Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı, Türk hukuk pratiğinde sıkça karşılaşılan ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alt başlıkta; mal rejimi tasfiyesi zamanaşımı ile ilgili yasal dayanakları, Yargıtay'ın güncel yaklaşımını ve uygulama detaylarını inceleyeceğiz.

Hukuki Süreç Uyarısı

Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı davası, teknik usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Hak düşürücü süreleri kaçırmamak ve ispat yükümlülüğünü doğru yönetmek için süreci bir avukatla takip etmeniz önerilir.

Önemli Hususlar ve Detaylar

1. 10 yıllık ve 1 yıllık zamanaşımı

Mal rejimi davası, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılabilir (TBK 146). Ancak uygulamada bazı özel durumlarda 1 yıllık süreler de söz konusudur, risk almamak için erken açılmalıdır.

2. Anlaşmalı boşanmada feragat riski

Anlaşmalı boşanma protokolünde 'tarafların birbirlerinden mal rejimi talebi yoktur' maddesi varsa, boşanma kesinleşince dava hakkı biter. Sonradan 'kandırıldım' demek zordur.

3. Bekletici mesele kuralı

Mal paylaşımı davası boşanma davası ile birlikte açılabilir ancak hakim, boşanma davasının bitip kesinleşmesini bekler (bekletici mesele yapar). Boşanma reddedilirse mal davası da reddedilir.

Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı Savunma ve Dava Stratejisi

Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Odaklanılması Gereken Husus: Katılma alacağı, değer artış payı ve eklenecek değer taleplerinin kalem kalem yazılması.

DİKKAT: Talep sonucunda 'fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla' diyerek belirsiz alacak davası açmak lehinizedir.

Hazırlanması Gereken Deliller

  • Tapu kayıtları
  • Banka hesap dökümleri
  • Kredi ödeme planları

İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar

Mal Rejimi Tasfiyesi Zamanaşımı konusu, temel olarak AİLE VE KİŞİLER HUKUKU mevzuatına dayanmaktadır. Uygulamada mahkemeler, kanunun lafzı (sözü) ile ruhunu (amacı) birlikte değerlendirir. Her somut olayda delil durumu, tarafların sıfatı ve olayın oluş şekli farklılık gösterdiğinden, matbu bilgilerle hareket etmek yerine güncel mevzuatın somut olaya uyarlanması gerekir.