Aldem Law Logo
CEZA HUKUKU Rehberiİrtikap Suçu TCK 250 (2026 Rehberi)

İrtikap Suçu TCK 250

İrtikap Suçu TCK 250, Türk hukuk pratiğinde sıkça karşılaşılan ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alt başlıkta; i̇rtikap suçu tck 250 ile ilgili yasal dayanakları, Yargıtay'ın güncel yaklaşımını ve uygulama detaylarını inceleyeceğiz.

Hapis Cezası Riski

İncelemekte olduğunuz İrtikap Suçu TCK 250 konusu, Türk Ceza Kanunu kapsamında hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis) öngören ciddi bir süreçtir. Soruşturma aşamasında verilecek yanlış bir ifade, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açabilir.

Önemli Hususlar ve Detaylar

1. İcbar suretiyle irtikap (Zorlama)

Kamu görevlisinin, vatandaşı, yapacağı işlem için 'zorlayarak' para veya menfata mecbur bırakmasıdır. Vatandaşın başka çaresinin kalmadığını hissetmesi gerekir. Cezası 5-10 yıldır.

2. İkna suretiyle irtikap

Memurun, kişinin bilgisizliğinden veya güveninden yararlanarak, işlemin gereğiymiş gibi haksız çıkar sağlamasıdır. Burada zorlama değil, kandırma ön plandadır. Cezası 3-5 yıldır.

3. Rüşvet ile irtikap arasındaki fark

Rüşvette taraflar arasında 'serbest iradeyle' yapılmış bir anlaşma vardır (alan da veren de suçludur). İrtikapta ise vatandaş, memurun baskısı veya hilesiyle ödeme yapar, bu nedenle vatandaş mağdurdur, sanık değildir.

4. Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanması

Suçun temeli, kamu gücünün kötüye kullanılarak vatandaş üzerinde baskı kurmaktır. Görevin sağladığı otorite araç olarak kullanılır.

İrtikap Suçu TCK 250 Savunma ve Dava Stratejisi

Etkin Savunma İçin Kritik Noktalar

Odaklanılması Gereken Husus: Görevin kötüye kullanılmadığı, paranın kurum yararına harcandığı veya iğfal kabiliyetinin olmadığı.

DİKKAT: Zimmet suçunda 'kullanma zimmeti' savunması (geçici alıp yerine koyma) cezayı ciddi oranda düşürür.

Hazırlanması Gereken Deliller

  • Banka dekontları
  • Kurum içi yazışmalar/Tutanaklar
  • Sayıştay Raporları

İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar

İrtikap Suçu TCK 250 konusu, temel olarak CEZA HUKUKU mevzuatına dayanmaktadır. Uygulamada mahkemeler, kanunun lafzı (sözü) ile ruhunu (amacı) birlikte değerlendirir. Her somut olayda delil durumu, tarafların sıfatı ve olayın oluş şekli farklılık gösterdiğinden, matbu bilgilerle hareket etmek yerine güncel mevzuatın somut olaya uyarlanması gerekir.