Aldem Law Logo
GAYRİMENKUL HUKUKU Rehberiİpotek Fekki (Kaldırma) Davası (2026 Rehberi)

İpotek Fekki (Kaldırma) Davası

İpotek Fekki (Kaldırma) Davası, Türk hukuk pratiğinde sıkça karşılaşılan ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alt başlıkta; i̇potek fekki (kaldırma) davası ile ilgili yasal dayanakları, Yargıtay'ın güncel yaklaşımını ve uygulama detaylarını inceleyeceğiz.

Hukuki Süreç Uyarısı

İpotek Fekki (Kaldırma) Davası davası, teknik usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Hak düşürücü süreleri kaçırmamak ve ispat yükümlülüğünü doğru yönetmek için süreci bir avukatla takip etmeniz önerilir.

Önemli Hususlar ve Detaylar

1. Borç ödendiği halde kalkmayan ipotekler

Kredi borcu bitmesine rağmen bankalar bazen ipoteği kaldırmayı unutur veya geciktirir. Bu durumda Tüketici Mahkemesi'nde ipotek fekki davası açılır.

2. Bankanın ipoteği kaldırmaması tazminat

Banka, borcun bittiğine dair 'fek yazısı'nı süresinde vermezse ve bu yüzden taşınmaz satılamazsa, malik bankadan maddi tazminat talep edebilir.

3. Aile konutu şerhi eksikliği

Eğer ipotek konulan ev aile konutu ise ve diğer eşin açık rızası alınmamışsa (TMK 194), ipotek geçersizdir ve dava yoluyla terkin ettirilebilir.

4. Sahte vekaletle konulan ipotek

Malikin bilgisi dışında, sahte vekaletname ile konulan ipotekler 'yolsuz tescil' niteliğindedir. Tapu iptal ve tescil davası ile kaldırılır.

İpotek Fekki (Kaldırma) Davası Savunma ve Dava Stratejisi

Dava Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Odaklanılması Gereken Husus: Borcun sona erdiği veya ipoteğin baştan geçersiz olduğu (aile konutu şerhi vb.).

DİKKAT: Bankaya karşı açılacak davalarda 'Ticari Dava' şartı olarak arabuluculuk gerekebilir, dikkatli olun.

Hazırlanması Gereken Deliller

  • Ödeme dekontları
  • Fek yazısı talebi
  • Nüfus kayıt örneği (Eş rızası için)

İlgili Mevzuat ve Yasal Dayanaklar

İpotek Fekki (Kaldırma) Davası konusu, temel olarak GAYRİMENKUL HUKUKU mevzuatına dayanmaktadır. Uygulamada mahkemeler, kanunun lafzı (sözü) ile ruhunu (amacı) birlikte değerlendirir. Her somut olayda delil durumu, tarafların sıfatı ve olayın oluş şekli farklılık gösterdiğinden, matbu bilgilerle hareket etmek yerine güncel mevzuatın somut olaya uyarlanması gerekir.