AİLE HUKUKU
Yoksulluk Nafakası 2026: Şartları, Güncel Yargıtay İçtihatları ve Nafakanın Kaldırılması
Giriş: Boşanma Sonrası Dayanışma İlkesi
Türk Medeni Hukuku sistematiği içerisinde, evlilik birliğinin sona ermesi yalnızca şahsi hallerin değişmesi sonucunu doğurmaz; aynı zamanda taraflar arasında evlilik süresince kurulan ekonomik dengenin yeniden tanzim edilmesini zorunlu kılar. Bu ekonomik tanzimin en tartışmalı ve hukuki sonuçları en uzun sürece yayılan enstrümanı şüphesiz "Yoksulluk Nafakası" kurumudur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde düzenlenen bu kurum, anayasal bir temel olan "Sosyal Devlet" ilkesinin özel hukuk ilişkilerine yansıması olarak kabul edilmekle birlikte, esasen "boşanma sonrası dayanışma" (post-marital solidarity) teorisine dayanmaktadır.
Yoksulluk nafakası, evlilik birliği içerisinde belirli bir hayat standardına kavuşmuş olan eşin, boşanma neticesinde bu standardı kaybetmesi ve "yoksulluk" olarak tanımlanan ekonomik acz haline düşmesi durumunda, diğer eşin mali gücü oranında ve kural olarak süresiz şekilde sağladığı maddi destektir.
Bölüm 1: Yoksulluk Nafakasının Şartları
1.1. Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşme Olgusu
TMK m. 175'in lafzı açıktır: "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf..." Yargıtay yerleşik içtihatlarında yoksulluğu şöyle tanımlar:
Ancak bu tanım, statik bir yoksulluk (mutlak yoksulluk) kavramından ziyade, evlilik birliğinin sağladığı refah düzeyi ile boşanma sonrası durumun karşılaştırılmasına dayanan "nispi yoksulluk" anlayışını yansıtmaktadır.
1.2. Kusur Dağılımının Kritik Rolü
TMK m. 175, nafaka talep eden eşin kusurunun, nafaka yükümlüsü eşten "daha ağır olmamasını" şart koşar:
- Eşit Kusur Halinde: Her iki taraf da diğer şartları taşıyorsa nafaka talep edebilir. Eşit kusur, nafakaya engel değildir.
- Kusursuzluk Karinesi: Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Davalı eş tamamen kusursuz olsa dahi nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir.
- Ağır Kusur Engeli: Talep eden eşin "tam kusurlu" veya "ağır kusurlu" olması (sadakatsizlik, terk vb.), yoksulluğu ne kadar derin olursa olsun nafaka hakkını ortadan kaldırır.
1.3. "Süresiz" İbaresinin Hukuki Analizi
Türk hukukunda 1988 yılına kadar yoksulluk nafakası "bir yıl" ile sınırlı iken, 3444 sayılı Kanun ile "süresiz olarak" ibaresi getirilmiştir.
Bölüm 2: Gelir Değişikliği ve Nafakanın Uyarlanması
2.1. Nafaka Alacaklısının İşe Girmesi: Yargıtay'ın Değişen Bakış Açısı
2.1.1. Geleneksel Dönem: "Asgari Ücret Yoksulluğu Ortadan Kaldırmaz"
Yakın geçmişe kadar Yargıtay'ın görüşü; asgari ücretle çalışmanın bireyi yoksulluktan kurtarmadığı yönündeydi.
2.1.2. Modern Dönem ve "Denk Gelir" İlkesi (2024-2026)
Son yıllarda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi radikal bir içtihat değişikliğine gitmiştir:
| Gelir Durumu | Geleneksel Görüş (Eski) | Güncel Eğilim (2024-2026) |
|---|---|---|
| Kadın: Çalışmıyor / Erkek: Asgari Ücret | Nafaka verilir | Nafaka verilir (duruma göre) |
| Kadın: Asgari Ücret / Erkek: Asgari Ücret | Nafaka verilir (yoksulluk bitmez) | REDDEDİLİR (Denk gelir ilkesi) |
| Kadın: Asgari Ücret / Erkek: Yüksek Gelir | Nafaka verilir | Nafaka verilir (miktar sınırlı) |
| Kadın: Sonradan İşe Girdi (Asgari Ücret) | Nafaka azaltılarak devam | Tamamen KALDIRILABİLİR |
2.2. Nafaka Yükümlüsünün Gelir Kaybı: İşsizlik Savunması
- İradi İşsizlik: Kendi isteğiyle işten ayrılmışsa "kötü niyet" sayılır, nafaka aynen devam eder
- Gayri İradi Acz Hali: Ağır hastalık, maluliyet halinde nafaka kaldırılabilir
- Geçici İşsizlik: Nafaka tamamen kaldırılmak yerine azaltılabilir
Bölüm 3: Medeni Hal Değişiklikleri ve Nafakanın Sona Ermesi
3.1. Yeniden Evlenme: Kendiliğinden Sona Erme
Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi durumunda, yoksulluk nafakası kanun gereği (ipso jure) kendiliğinden ortadan kalkar:
- Bu sona erme için ayrıca mahkeme kararına gerek yoktur
- Evlenme olayı gerçekleştiği anda nafaka hakkı düşer
- Not: Nafaka yükümlüsünün evlenmesi nafakayı kendiliğinden sona erdirmez
3.2. Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama
TMK m. 176/3, nafaka alacaklısının "evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması" halini nafakanın kaldırılması sebebi saymıştır.
Yargıtay Kriterleri:
- Süreklilik: Kısa süreli ilişkiler bu kapsama girmez
- Ortak Konut: Sürekli olarak aynı evi paylaşma
- Ekonomik Birlik: Gelir ve giderlerin birleştirilmesi
- Toplumsal Algı: Çevre tarafından karı-koca gibi algılanma
Deliller: Polis araştırması, site yönetimi kayıtları, tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları
3.3. Haysiyetsiz Hayat Sürme
"Haysiyetsiz hayat" kavramı, toplumun genel ahlak anlayışına ağır biçimde aykırı düşen sürekli yaşam tarzını ifade eder. Tekil sadakatsizlik eylemleri bu kapsamda değerlendirilmez.
Bölüm 4: Usul Hukuku: Dava Açma Süreci
4.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi)
- Yetkili Mahkeme: Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 177)
4.2. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
- Talep Süresi (1 Yıl): Boşanma davasında istenmemiş olan nafaka, kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde talep edilmelidir (hak düşürücü süre)
- İlamın Zamanaşımı (10 Yıl): Hükmedilen nafaka kararı 10 yıl geçerlidir, ancak her ayın alacağı kendi zamanaşımına tabidir
- Değişiklik Davaları: Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için süre yoktur
4.3. Harç ve Yargılama Giderleri
Nafaka davaları nispi harca tabidir. Dava değeri "bir yıllık nafaka bedeli" olarak hesaplanır.
Bölüm 5: Kritik Analiz ve Gelecek Projeksiyonu
5.1. Yoksulluk Kriterinin Sosyolojik Dönüşümü
2024-2026 içtihatları, "sosyal politika" yaklaşımının "bireysel ekonomik bağımsızlık" lehine aşındığını göstermektedir. Yargıtay, özellikle genç, eğitimli ve çalışabilir eşlere "ömür boyu nafaka" bağlanması konusunda giderek daha isteksiz davranmaktadır.
5.2. Nafaka Hapsi ve Ödeme Güçlüğü
Nafakanın ödenmemesi, İİK'ya göre tazyik hapsi ile cezalandırılır. Borçlu, ödeme gücünü kaybettiği anda derhal uyarlama/azaltma davası açmazsa hapis tehdidiyle karşı karşıya kalır.
5.3. "Süreli Nafaka" Tartışmaları
"Nafakanın evlilik süresi ile sınırlandırılması" yönündeki yasal düzenleme talepleri henüz yasalaşmamıştır. Hakimler, takdir yetkilerini kullanarak (tazminatı artırıp nafakayı reddederek veya toptan ödeme kararı vererek) fiili çözümler üretmektedir.
Sonuç
- Süresizlik Mutlak Değildir: Nafaka kararları kesin hüküm teşkil etmez; değişen koşullara göre her zaman uyarlanabilir
- Çalışma Olgusu Belirleyicidir: Günümüzde "denk gelir" veya "yoksulluğu kaldıran gelir" gerekçesiyle nafaka reddedilebilir veya kaldırılabilir
- Yeni Evlilik Kesin Sondur: Nafaka alacaklısının evlenmesi nafakayı derhal bitirir
- Zamanlama Kritiktir: Boşanmadan sonra nafaka istemek için 1 yıllık süre, değişiklik davası için koşullar değiştiği anda harekete geçmek esastır
Sık Sorulan Sorular
Asgari ücretle çalışan eş nafaka alabilir mi?
Güncel içtihatlara göre, her iki tarafın da asgari ücretle çalıştığı durumlarda "denk gelir" ilkesi gereği nafaka reddedilebilir. Ancak diğer eşin geliri çok yüksekse nafaka verilebilir.
Nafaka ne zaman kesilir?
Nafaka alacaklısının evlenmesi, ölümü, haysiyetsiz hayat sürmesi veya evliymiş gibi yaşaması halinde nafaka sona erer.
Nafaka miktarı azaltılabilir mi?
Evet. Tarafların mali durumlarının değişmesi (işsiz kalma, gelir düşüşü vb.) halinde nafakanın azaltılması davası açılabilir.
Nafaka ödemezsem hapis cezası alır mıyım?
Evet. Nafaka borcunun ödenmemesi tazyik hapsine yol açabilir. Ödeme güçlüğü yaşıyorsanız derhal azaltma davası açmanız önerilir.
Boşandıktan ne kadar süre sonra nafaka davası açabilirim?
Boşanma davasında istenmemiş olan nafaka, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmelidir. Bu süre hak düşürücüdür.
Aile Hukuku Danışmanlığı
Nafaka davaları, boşanma ve aile hukuku konularında uzman avukatlarımızla görüşün.
Ücretsiz Danışmanlık AlınYasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.
