AİLE HUKUKU
6284 Sayılı Kanun: Uzaklaştırma Kararı, Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Rehberi 2026
Giriş
Türk hukuk sisteminde şiddet mağdurlarının korunmasına yönelik en kapsamlı yasal düzenleme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'dur. Bu kanun, şiddet mağdurlarının korunması adına geleneksel hukuk mekanizmalarından (ceza yargılaması veya boşanma davası süreçlerinden) bağımsız, hızlı ve etkili bir "tedbir hukuku" disiplini oluşturmuştur. Kanunun getirdiği en radikal ve etkili mekanizmalardan biri, kamuoyunda "uzaklaştırma kararı" olarak bilinen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarıdır.
Bu rehber, 6284 sayılı Kanun'un teorik altyapısını, uygulama esaslarını, tedbir kararlarının alınma usullerini, kararın ihlali durumunda gündeme gelen "zorlama hapsi" yaptırımını ve bu süreçlerin Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Yargıtay içtihatları ışığında nasıl şekillendiğini, hukuk profesyonellerine yönelik derinlikli bir perspektifle ele almaktadır. Rapor, kanunun lafzını aşarak uygulamadaki gri alanları, ispat sorunlarını ve hak arama hürriyeti ile mağdurun güvenliği arasındaki hassas dengeyi analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Kanunun Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Kanunun Amacı ve Felsefesi
6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirleri düzenler. Kanunun temel felsefesi, şiddetin gerçekleşmesini beklemeden, "muhtemel şiddet tehdidi" (olasılık) üzerinden hareket ederek önleyici bir kalkan oluşturmaktır. Bu yaklaşım, hukukun klasik "zarar doğduktan sonra tazmin/cezalandırma" paradigmasından ayrılarak "önleyici hukuk" modelini benimser.
Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ailenin korunması ve kadın-erkek eşitliğini düzenleyen maddeleri ile uluslararası sözleşmelerin (özellikle İstanbul Sözleşmesi'nin iç hukuktaki yansımaları) bir ürünüdür. Kanun koyucu, şiddet mağdurlarının bürokratik engellere takılmadan korunabilmesi için "beyan esası" ilkesini benimsemiş ve ispat külfetini tedbir aşamasında kaldırmıştır.
Önemli: 6284 sayılı Kanun'un en dikkat çekici özelliği, koruma tedbirleri için delil şartı aramamasıdır. Mağdurun beyanı, tedbir kararı için yeterli kabul edilir.
Kişi Bakımından Kapsam: Kimler Yararlanabilir?
Uygulamada kanunun sadece kadınları koruduğuna dair yanlış bir algı bulunsa da, yasal metin ve uygulama çok daha geniş bir kitleyi kapsamaktadır:
- Kadınlar: Medeni durumuna bakılmaksızın (evli, bekar, boşanmış) tüm kadınlar.
- Çocuklar: Şiddet mağduru olan veya tanıklık eden çocuklar.
- Aile Bireyleri: Aynı çatı altında yaşayan veya yaşamayan ancak aile bağı bulunan diğer kişiler (örneğin şiddet gören erkek eş, yaşlı ebeveynler).
- Tek Taraflı Israrlı Takip Mağdurları (Stalking): Aralarında herhangi bir akrabalık veya ilişki bağı bulunmasa dahi, bir kişi tarafından ısrarlı takibe maruz kalan bireyler (platonik aşıklar, takıntılı eski sevgililer, komşular).
Bu geniş kapsam, 6284 sayılı Kanun'u sadece bir "aile hukuku" enstrümanı olmaktan çıkarıp, bireyin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü koruyan genel bir "güvenlik tedbiri" yasasına dönüştürmektedir.
Şiddet Kavramının Genişleyen Sınırları
Kanun, şiddeti dar bir çerçevede (fiziksel saldırı) tanımlamaz; aksine kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan her türlü tutum ve davranışı şiddet olarak kabul eder.
| Şiddet Türü | Tanım ve Eylem Örnekleri | Hukuki Yansıma |
|---|---|---|
| Fiziksel Şiddet | Darp, yaralama, itme, tokat atma, eşya fırlatma. | TCK kasten yaralama hükümleriyle paralel değerlendirilir; en somut şiddet türüdür. |
| Psikolojik Şiddet | Hakaret, aşağılama, tehdit, korkutma, küçümseme ("Senden ayrılırsam intihar ederim" veya "Çocukları göremezsin" gibi). | TCK tehdit/hakaret suçlarını oluşturmasa bile tedbir kararına dayanak olabilir. |
| Ekonomik Şiddet | Çalışmaya izin vermemek, gelire el koymak, evin ihtiyaçlarını karşılamamak, finansal bağımlılık yaratmak. | Ekonomik özgürlüğün kısıtlanması, boşanma davasında kusur sayılmasının yanı sıra 6284 kapsamında tedbir sebebidir. |
| Cinsel Şiddet | İstenmeyen zamanlarda cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel taciz. | Evlilik içi tecavüz iddiaları da bu kapsamda değerlendirilir ve koruma gerektirir. |
| Israrlı Takip | Fiziki takip, sürekli telefonla arama, sosyal medyadan mesaj atma, iş/okul çıkışına gitme. | TCK m.123/A'da düzenlenen suç tipiyle örtüşür; mağdurun huzurunu bozan sistematik eylemlerdir. |
Bu sınıflandırma, mahkemelerin önüne gelen taleplerde sadece darp raporu aramaması gerektiğini, örneğin "sürekli aşağılanma" beyanının da koruma kararı için yeterli bir zemin oluşturduğunu göstermektedir.
Tedbir Kararlarının Türleri ve Yetkili Merciler
6284 sayılı Kanun, tedbirleri "Koruyucu Tedbirler" ve "Önleyici Tedbirler" olarak iki ana kategoride tasnif etmiştir. Bu ayrım, tedbiri verecek mercinin (İdari Makam veya Yargı Makamı) belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Mülki Amir Tarafından Verilen Koruyucu Tedbirler
Mülki amirler (Valilik ve Kaymakamlıklar), şiddet mağdurunun barınma, maddi yardım ve koruma gibi idari ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tedbirleri almakla yetkilidir. Bu tedbirler, failin özgürlüğünü kısıtlamaktan ziyade, mağdurun devlet koruması altına alınmasını hedefler.
- Barınma Yeri Sağlanması: Mağdurun ve varsa çocuklarının, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun bir barınma yerine (sığınma evi, konukevi) yerleştirilmesi.
- Geçici Maddi Yardım: Mağdurun geçimini sağlayamaması durumunda, diğer sosyal yardımlardan bağımsız olarak yapılan nakdi yardım.
- Psikolojik ve Sosyal Destek: ŞÖNİM koordinesinde rehberlik hizmeti verilmesi.
- Hayati Tehlike Altında Geçici Koruma: Mağdurun can güvenliğinin açık tehdit altında olduğu durumlarda, talep üzerine veya resen polis koruması (çağrı üzerine koruma veya yakın koruma) verilmesi.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, bu tedbirler kolluk amirleri (polis/jandarma) tarafından da alınabilir. Ancak kolluk tarafından alınan kararların, takip eden ilk iş günü mülki amirin onayına sunulması zorunludur. Onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
Hakim Tarafından Verilen Önleyici Tedbirler
Kamuoyunda "uzaklaştırma" olarak bilinen ve failin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan tedbirler, yargı kararı gerektirir. Bu kararları vermeye görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Hakim, 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca şu tedbirlere hükmedebilir:
- Uzaklaştırma ve Konut Tahsisi: Şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhal uzaklaştırılması ve konutun mağdura tahsis edilmesi. Bu durumda kira, elektrik, su gibi giderlerin fail tarafından ödenmeye devam etmesine de karar verilebilir.
- Yaklaşmama Tedbiri: Failin, mağdurun evine, iş yerine, okuluna veya kendisine belirli bir mesafeden fazla yaklaşmasının yasaklanması.
- İletişim Yasağı: Failin, mağduru telefon, e-posta, sosyal medya, WhatsApp veya diğer iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi.
- Silah Teslimi: Failin silah taşıma ruhsatı olsa veya kamu görevlisi (polis, asker) olsa bile, silahını kurumuna teslim etmesi.
- Alkol/Madde Kullanımı Yasağı: Failin, mağdurun bulunduğu yerlerde alkol/uyuşturucu kullanmaması veya bağımlılığı varsa tedavi görmesi.
Dikkat: Önleyici tedbirlerin süresi ilk etapta en fazla 6 aydır. Ancak şiddetin devam edeceğine dair ciddi emareler varsa, bu süre mahkeme kararıyla uzatılabilir.
Kolluk Kuvvetlerinin Yetkileri
Polis veya jandarma, kural olarak hakim onayı gerektiren önleyici tedbirleri alamaz. Ancak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde (mesai saatleri dışında, hafta sonları, hakime ulaşmanın imkansız olduğu acil durumlarda), kolluk amirleri de şiddet uygulayanı evden uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı verebilir.
Kritik nokta şudur: Kolluğun verdiği bu tür önleyici tedbirlerin geçerliliği, derhal (en geç takip eden ilk iş günü) Aile Hakiminin onayına sunulmasına bağlıdır. Hakim, tedbiri onaylayabilir, değiştirebilir veya kaldırabilir. Onaylanmayan kararlar geçersiz hale gelir.
Başvuru Usulü ve Tedbirin Verilmesi
Başvuru Yolları
Mağdur, tedbir talebi için aşağıdaki mercilere başvurabilir:
- Aile Mahkemesi veya Nöbetçi Mahkeme
- Cumhuriyet Başsavcılığı
- Polis veya Jandarma Merkezleri
- ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi)
- ALO 183 Sosyal Destek Hattı
Başvuru İçin Delil Gerekli midir?
6284 sayılı Kanun'un en önemli özelliği, tedbir kararı verilmesi için delil şartı aramamasıdır. Mağdurun sadece beyanı, tedbir kararı için yeterli kabul edilir. Bu kural, "risk değerlendirmesi" ilkesinden kaynaklanır; amaç, şiddet gerçekleşmeden önce önlem almaktır.
Uygulamada: Hakim veya mülki amir, mağdurun sözlü veya yazılı beyanını esas alarak, hiçbir tanık veya darp raporu aramaksızın tedbir kararı verebilir. Bu durum, failin itiraz hakkını ortadan kaldırmaz; ancak tedbiri ertelemez.
Tedbir Kararının Tebliği
Verilen tedbir kararı, kolluk kuvvetleri aracılığıyla faile tebliğ edilir. Tebligat, kararın geçerliliği için zorunludur; fail, tedbiri öğrenmeden ihlalden sorumlu tutulamaz. Ancak tebligat sürecinin uzaması mağdurun güvenliğini tehlikeye atmamalıdır; bu nedenle uygulamada tedbir verilir verilmez kolluk mağduru koruma altına alır, tebligat paralel olarak yürütülür.
İhlal Süreci ve Zorlama Hapsi Yaptırımı
Uzaklaştırma kararının en caydırıcı yönü, ihlal edildiğinde devreye giren "Zorlama Hapsi" (Tazyik Hapsi) mekanizmasıdır. Bu yaptırım, ceza hukukundaki klasik hapis cezalarından farklıdır ve özel bir prosedüre tabidir.
Zorlama Hapsinin Hukuki Niteliği
Zorlama hapsi, teknik olarak TCK anlamında bir suç karşılığı verilen ceza değil, mahkeme emrine itaatsizlik nedeniyle uygulanan bir disiplin hapsidir. Bu niteliği nedeniyle:
- Adli sicil kaydına (sabıka) işlenmez.
- Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" (HAGB) veya erteleme hükümleri uygulanmaz.
- Para cezasına çevrilemez.
- Doğrudan infaz edilir.
İhlalin Tespiti ve İspat Külfeti
Tedbir kararını almak için delil aranmazken, kararın ihlal edildiğini ispatlamak için delil zorunludur. Çünkü ihlal sonucunda kişi özgürlüğünden mahrum bırakılacaktır. Mağdur, ihlali kolluk tutanakları, kamera kayıtları, tanık beyanları, HTS kayıtları veya dijital mesajlarla kanıtlamalıdır.
Örnek Senaryo: Hakkında "eve yaklaşmama" kararı olan eski eş, apartmanın önüne gelip bağırmıştır. Mağdur hemen polisi aramalı ve polis gelip tutanak tutmalıdır. Polis gelene kadar şahıs kaçarsa, komşuların tanıklığı veya varsa güvenlik kamerası görüntüleri ihlal tespiti için mahkemeye sunulmalıdır. Sadece "geldi ve gitti" beyanı, hapis kararı için yeterli görülmemektedir.
Yaptırım Süreleri ve Kademeli Artış
Hakim, ihlalin gerçekleştiğine kanaat getirirse, şu sürelerle zorlama hapsine hükmeder:
| İhlal Sayısı | Yaptırım Türü | Süre | Notlar |
|---|---|---|---|
| 1. İhlal | Zorlama Hapsi | 3 - 10 Gün | Hakimin takdirindedir |
| 2. ve Sonraki | Zorlama Hapsi | 15 - 30 Gün | Her ihlal için ayrı verilir |
| Toplam Süre | Zorlama Hapsi | Maksimum 6 Ay | Bir dosya için toplam üst sınır |
Yetkili Mahkeme Sorunu
İhlal davalarında yetki konusu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla netleşmiştir. Yönetmelik ve içtihatlara göre:
- Kural: Tedbir kararını veren mahkeme, ihlali de değerlendirir.
- İstisna: Eğer ihlal, tedbiri veren mahkemenin yargı sınırları dışında başka bir yerde gerçekleşmişse, ihlalin gerçekleştiği yer Aile Mahkemesi zorlama hapsi kararını vermeye yetkilidir.
Örneğin; Ankara Aile Mahkemesi tedbir kararı vermiş, ancak mağdur tatil için İzmir'e gitmiş ve fail İzmir'de mağduru darp etmişse; zorlama hapsi kararını İzmir Aile Mahkemesi vermelidir. Ankara Mahkemesi'nin vereceği karar yetkisizlik nedeniyle bozulabilir.
Yüksek Yargı İçtihatları: Savunma Hakkı ve Dijital Deliller
Anayasa Mahkemesi ve Savunma Hakkı
Eskiden mahkemeler, ihlal şikayeti üzerine dosya üzerinden doğrudan hapis kararı verebilmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın "adil yargılanma hakkını" ve "savunma hakkını" ihlal ettiğine karar vermiştir.
AYM'nin yerleşik içtihadına göre (Örn: Başvuru No: 2016/2100); zorlama hapsi kişi hürriyetini bağlayıcı bir sonuç doğurduğu için, faile savunma hakkı tanınmadan karar verilemez. Mahkeme, ihlal iddiasını faile tebliğ etmeli ve ona "diyeceklerini bildirmesi" için süre vermelidir.
Ancak bu süreç, bir ceza davası gibi duruşmalı ve uzun süren bir yargılamaya dönüşmemeli; 6284'ün "ivedilik" vasfına uygun olarak hızlıca sonuçlandırılmalıdır. Bu nedenle günümüzde mahkemeler, ihlal talebi geldiğinde karşı tarafa bir muhtıra göndererek savunmasını istemekte, ardından karar vermektedir.
Dijital Şiddet ve WhatsApp Kayıtlarının Delil Niteliği
Günümüzde ihlallerin büyük çoğunluğu dijital ortamda (WhatsApp, Instagram, Facebook) gerçekleşmektedir. Yargıtay Hukuk ve Ceza Daireleri, bu platformlardaki mesajları, ekran görüntülerini ve ses kayıtlarını "belge" niteliğinde delil olarak kabul etmektedir.
Özel hayatın gizliliği itirazları (Örn: "İzinsiz mesajımı kullandı"), şiddet ve tehdit içeren durumlarda genellikle reddedilmektedir. Yargıtay, "ani gelişen durumlar" ve "başka türlü ispat imkanının bulunmadığı" hallerde, mağdurun kendi telefonundaki mesajları veya aldığı ses kayıtlarını mahkemeye sunmasını hukuka uygun delil saymaktadır.
Örnek: Uzaklaştırma kararı olan kişinin attığı "Seni bulacağım" mesajının ekran görüntüsü, zorlama hapsi için kesin delildir.
Kurumsal Destek Mekanizmaları ve ŞÖNİM
6284 sayılı Kanun'un sahadaki uygulayıcısı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)'dir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı bu merkezler, şiddet mağdurlarına 7/24 esasına göre hizmet verir.
ŞÖNİM'in Görevleri
- Mağdurun risk analizini yapmak ve uygun tedbirleri belirlemek.
- Barınma (sığınma evi) taleplerini koordine etmek.
- Mağdura hukuki, psikolojik ve mesleki danışmanlık sağlamak.
- Tedbir kararlarının uygulanmasını izlemek (Örn: Failin rehabilitasyon tedbirine uyup uymadığını denetlemek).
- Gerekirse davalara müdahil olmak.
Ayrıca, yüksek riskli vakalarda ŞÖNİM ve Mahkeme kararıyla Elektronik Kelepçe uygulaması devreye sokulabilir. Bu sistemde, failin ve mağdurun konumu GPS ile izlenir; fail mağdura yaklaştığında sistem alarm verir ve polis müdahale eder.
Koruyucu ve Önleyici Tedbirlerin Karşılaştırması
| Özellik | Koruyucu Tedbirler | Önleyici Tedbirler |
|---|---|---|
| Yetkili Merci | Mülki Amir (Vali/Kaymakam) ve Gecikmesinde Kolluk | Aile Mahkemesi Hakimi (Gecikmesinde Kolluk - Onay Şart) |
| Kime Yönelik? | Mağdura yöneliktir (Koruma, barınma, yardım) | Faile yöneliktir (Kısıtlama, yasaklama, uzaklaştırma) |
| Örnekler | Barınma yeri sağlama, maddi yardım, yakın koruma | Evden uzaklaştırma, iletişim yasağı, silah teslimi |
| Delil Şartı | Aranmaz (Risk değerlendirmesi esas alınır) | Aranmaz (Mağdur beyanı esas alınır) |
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
6284 sayılı Kanun, getirdiği "delilsiz tedbir" ve "zorlama hapsi" mekanizmalarıyla, şiddet mağdurları için hayati bir koruma kalkanı sunmaktadır. Kanun, klasik hukukun yavaş işleyen çarklarına karşı "hız" ve "önleme" odaklı bir alternatif geliştirmiştir.
Ancak uygulamanın başarısı, sürecin tüm aktörlerinin (Hakim, Kolluk, Avukat, ŞÖNİM) kanunu doğru yorumlamasına bağlıdır. Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin "savunma hakkı" vurgusu ile kanunun "ivedilik" prensibi arasındaki dengenin, mağdurun güvenliğini tehlikeye atmadan kurulması gerekmektedir. İhlal süreçlerinde ispat yükünün mağdura yüklenmesi, dijital delillerin toplanmasındaki teknik zorluklar ve tebligat süreçlerindeki gecikmeler, sistemin iyileştirilmesi gereken alanları olarak öne çıkmaktadır.
Hukukçular için en önemli nokta; tedbir taleplerinin somut, uygulanabilir ve kanuni dayanakları güçlü şekilde dilekçelendirilmesi; ihlal durumunda ise delil zincirinin (tutanak, kamera, mesaj) eksiksiz kurularak mahkemeye sunulmasıdır. Şiddetsiz bir toplum ideali için, 6284 sayılı Kanun elimizdeki en güçlü hukuki enstrümandır.
Uzaklaştırma Kararı veya Şiddet Mağduru Haklarınız İçin
Deneyimli aile hukuku avukatlarımızla ücretsiz ön görüşme yapın.
Hemen İletişime GeçinYasal Uyarı: Bu çalışma, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve içtihatlar ışığında hazırlanmış bir başvuru kaynağıdır. Somut olaylarda hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
