Aldem Law

TİCARET HUKUKU

Senet ve Çek Arasındaki Farklar 2026: Zamanaşımı, Takip ve Cezai Sorumluluk

Aldem Law 40 dk okuma
Senet ve Çek Farkları

Yönetici Özeti ve Hukuki Çerçeve

Türk Ticaret Hukuku'nun omurgasını oluşturan kıymetli evrak hukuku, ticari hayatın sürati ve güvenliği (tedavül emniyeti) ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bu sistem içerisinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ve 5941 sayılı Çek Kanunu ile şekillenen mevzuat, özellikle "bono" (emre muharrer senet) ve "çek" üzerine yoğunlaşmıştır.

Bu rapor, söz konusu iki temel kambiyo senedini; hukuki nitelikleri, şekil şartları, devir kabiliyetleri, zamanaşımı süreleri ve ödenmemeleri halinde doğan cezai/hukuki sonuçlar açısından mukayeseli olarak ele almaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve doktrinel tartışmalar ışığında, "menfi tespit davaları", "sebepsiz zenginleşme", "etkin pişmanlık" ve "ibraz yasakları" gibi kritik konuları derinlemesine analiz etmekteyiz.

Bölüm 1: Kambiyo Senetlerinin Hukuki Mahiyeti ve Fonksiyonel Ayrımı

Kambiyo senetleri, hakkın senede bağlandığı ve senetsiz devrinin veya dermeyan edilmesinin mümkün olmadığı, kanunen emre yazılı senetler grubundandır. Ancak bono ve çek, bu ortak paydanın ötesinde, ekonomik işlevleri ve hukuki tanımları itibarıyla keskin çizgilerle birbirinden ayrılırlar. Bu ayrım, sadece teorik bir sınıflandırma olmayıp, zamanaşımı sürelerinden cezai sorumluluğa kadar uzanan geniş bir hukuki sonuçlar zincirini tetikler.

1.1. Kredi Aracı Olarak Bono (Emre Muharrer Senet)

Hukukumuzda "bono" veya kanuni adıyla "emre muharrer senet", temelinde bir kredi işlemi barındıran "ödeme vaadidir" (promise to pay). Borçlu (keşideci), senedi düzenleyerek lehtara (alacaklıya) verirken, nakit ödeme yapmak yerine borcunu ileri bir tarihe ertelemekte ve bu suretle kendisine bir finansman (kredi) sağlamaktadır. Bu işlem, bononun asli fonksiyonunun "kredi aracı" olduğunu gösterir.

Bononun temel karakteristik özelliği "mücerretlik" (soyutluk) ilkesidir. Senet düzenlendiği anda, temel borç ilişkisinden (örneğin bir mal satımı veya hizmet sözleşmesi) kopar ve bağımsız bir varlık kazanır. Bu durum, senedi ciro yoluyla devralan iyiniyetli üçüncü kişilerin, temel ilişkideki sakatlıklardan (malın ayıplı olması, teslim edilmemesi vb.) etkilenmesini engeller. Ancak bu soyutluk mutlak değildir; lehtar ile keşideci arasındaki "şahsi def'iler", senedin devredilmediği durumlarda ileri sürülebilir.

1.2. Mutlak Ödeme Aracı Olarak Çek

Çek, hukuk tekniği açısından bir kredi aracı değil, mutlak bir "ödeme aracıdır". 6102 sayılı TTK sistematiğinde çek, muhataba (bankaya) hitaben yazılan ve belirli bir bedelin ödenmesini emreden bir "havale" niteliğindedir. Çekin en belirgin vasfı, hukuken bir vadesinin bulunmaması ve "görüldüğünde ödenir" ilkesine tabi olmasıdır (TTK m. 795).

Ancak Türkiye'deki ticari teamüller, çeki fiili bir kredi aracına dönüştürmüştür. "İleri tarihli çek" (post-dated check) uygulaması, kanun koyucuyu bu fiili durumu düzenlemeye itmiştir. Çek üzerine yazılan ileri tarih, hukuken "keşide tarihi" olarak kabul edilir. 5941 sayılı Çek Kanunu ile getirilen ve süresi sürekli uzatılan geçici maddelerle (özellikle 2026 ve 2026 yıllarını kapsayan düzenlemeler), çekin üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz edilmesi (ibraz yasağı) engellenerek, çeke fiili bir "vade" fonksiyonu kazandırılmıştır. Bu durum, çekin hukuki niteliği (ödeme aracı) ile ekonomik işlevi (kredi aracı) arasında hibrit bir yapı oluşturmaktadır.

Karşılaştırma Kriteri Bono (Emre Muharrer Senet) Çek
Hukuki Tanım Ödeme Vaadi (Kayıtsız şartsız borç ikrarı) Ödeme Havalesi (Muhataba ödeme emri)
Ekonomik Fonksiyon Kredi Aracı (Borcu erteleme) Ödeme Aracı (Nakit yerine geçme)
Muhatap Keşideci (Senedi düzenleyen) Mutlaka bir Banka (Tüzel Kişi)
Vade Yapısı Kanuni 4 tür vade mümkündür Vade yoktur (Görüldüğünde ödenir)
Devir Şekli Ciro ve Zilyetliğin Teslimi Ciro ve Zilyetliğin Teslimi
Ceza Sorumluluğu Kural olarak hapis cezası yok (istisnalar hariç) Karşılıksız çekte hapis cezası var

Bölüm 2: Geçerlilik ve Şekil Şartları Rejimi

Kambiyo senetleri "sıkı şekil şartlarına" tabidir. Şekil eksikliği, senedin kambiyo vasfını yitirmesine, adi senede veya sadece yazılı delil başlangıcına dönüşmesine neden olur ki bu durum, alacaklının İcra İflas Kanunu'ndaki özel takip yollarından faydalanamaması sonucunu doğurur.

2.1. Bonoda (Senet) Bulunması Zorunlu Unsurlar

TTK'nın 776. maddesi uyarınca, bir senedin bono sayılabilmesi için aşağıdaki unsurları ihtiva etmesi mutlak zorunluluktur:

  1. Senet Metninde "Bono" veya "Emre Muharrer Senet" İbaresi: Senet Türkçe dışındaki bir dilde yazılmışsa, o dilde bono karşılığı olan kelime kullanılmalıdır. Bu ibarenin eksikliği senedi kambiyo vasfından çıkarır.
  2. Kayıtsız Şartsız Belirli Bir Bedeli Ödeme Vaadi: Bedel hem yazı hem rakamla yazılmışsa ve aralarında fark varsa, kanun koyucu "yazı ile olan bedelin" geçerli olacağını hükme bağlamıştır. Bedelin şarta bağlanması (örn: "Mal teslim edilirse ödenecektir") bonoyu tamamen geçersiz (batıl) kılar.
  3. Lehtarın Adı (Kime veya Kimin Emrine Ödenecekse Onun Adı): Bono "hamile yazılı" düzenlenemez. Mutlaka belirli bir kişinin (gerçek veya tüzel) isminin lehtar hanesinde bulunması gerekir.
  4. Düzenleyenin (Keşideci) İmzası: İmzanın mutlaka el yazısı ile atılması gerekir. Parmak basmak veya mühür kullanmak bono düzenlemek için yeterli değildir.
  5. Düzenleme Tarihi: Senedin düzenlendiği tarih (gün/ay/yıl) mutlaka bulunmalıdır. Tarihin eksikliği veya imkansız bir tarih olması (30 Şubat gibi) senedi geçersiz kılar.

Alternatif Unsurlar ve Yasal Karinalar: Kanun koyucu, bazı unsurların eksikliğini "yasal karinalar" ile tamamlamıştır. Vade gösterilmemişse bono "görüldüğünde" vadeli sayılır. Ödeme yeri gösterilmemişse, senedin düzenlendiği yer ödeme yeri sayılır. Düzenleme yeri açıkça yazılmamışsa, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer düzenleme yeri kabul edilir.

Kritik Yargıtay İçtihadı - Çift Vade Yasağı: Uygulamada sıkça yapılan bir hata, matbu senetlerde hem üst kısımdaki "Vade Tarihi" hanesinin doldurulması hem de senet metni içindeki ".... tarihinde ödeyeceğim" kısmına tarih yazılmasıdır. Yargıtay, bu iki tarihin birbirinden farklı olması durumunda senedin "çift vadeli" hale geldiğini ve bunun da bonoyu batıl kıldığını (geçersiz hale getirdiğini) içtihat etmiştir.

2.2. Çekte Bulunması Zorunlu Unsurlar

TTK'nın 780. maddesi çekin unsurlarını şu şekilde sıralar:

  1. "Çek" Kelimesi: Metin içinde yer almalıdır.
  2. Kayıtsız Şartsız Belirli Bir Bedelin Ödenmesi İçin Havale: Çek bir ödeme emridir.
  3. Ödeyecek Kişinin (Muhatabın) Ticaret Unvanı: Türkiye'de muhatap mutlaka bir banka olmak zorundadır. Banka dışındaki bir kişiye çek düzenlenmesi, o belgeyi sadece "havale" hükmüne sokar.
  4. Düzenleme Tarihi ve Yeri: Düzenleme tarihi, ibraz sürelerinin başlangıcı olduğu için hayati öneme sahiptir.
  5. Karekod Uygulaması: 5941 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme gereği, tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili ödemelerinde karekodlu çek kullanmaları yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bölüm 3: Vade Rejimi ve İbraz Sürelerinin Hesaplanması

Kambiyo senetlerinde hakkın talep edilebilir hale gelmesi (muacceliyet) ve bu hakkın korunması, vade ve ibraz sürelerinin doğru hesaplanmasına bağlıdır.

3.1. Bonoda Vade Türleri

TTK madde 703 ve 778 atfıyla bonoda sadece dört tür vade belirlenebilir:

  1. Belirli Bir Günde: "15 Mayıs 2026 tarihinde ödenecektir" şeklinde kesin bir tarih verilmesidir. En yaygın ve hukuki ihtilafa en az yol açan türdür.
  2. Düzenlendikten Belirli Bir Süre Sonra: "Düzenleme tarihinden 90 gün sonra" gibi.
  3. Görüldüğünde: Vade yazılmamışsa senet görüldüğünde ödenir. Bu senetlerin düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz edilmesi gerekir.
  4. Görüldükten Belirli Bir Süre Sonra: Senedin ibraz edilip üzerine "görülmüştür" şerhi düşüldüğü tarihten belli bir süre sonra ödenir.

Ödeme İçin İbraz: Belirli vadeli bonolar, ödeme gününde veya ödeme gününü takip eden iki iş günü içerisinde ödeme için borçluya ibraz edilmelidir. Bu sürenin kaçırılması, hamili keşideciye karşı haklarından mahrum etmese de, cirantalara karşı müracaat hakkını (rücu) düşürür.

3.2. Çekte İbraz Süreleri ve Mekanizması

Çekte vade yoktur, ibraz süresi vardır. İbraz süresi hak düşürücü niteliktedir. Süresinde ibraz edilmeyen çek, kambiyo senedi vasfını yitirir ve adi havale hükmünde olur.

TTK madde 796 uyarınca ibraz süreleri coğrafi konuma göre belirlenir:

Durum Süre Başlangıç Tarihi
Aynı Yer (Şehir) 10 Gün Keşide tarihinin ertesi günü
Farklı Yer (Şehir) 1 Ay Keşide tarihinin ertesi günü
Aynı Kıta (Örn: Berlin → İstanbul) 1 Ay Keşide tarihinin ertesi günü
Farklı Kıta (Örn: New York → Ankara) 3 Ay Keşide tarihinin ertesi günü

Süre Hesabı: İbraz süreleri, çekte yazılı olan düzenleme tarihinin ertesi günü işlemeye başlar. Sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, süre takip eden ilk iş gününe kadar uzar.

Çek İbraz Yasağı ve 2026-2026 Projeksiyonu: Ekonomik dengelerin korunması amacıyla, çekin üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz edilerek tahsil edilmesini engelleyen yasal düzenlemeler mevcuttur. Mevcut yasal duruma göre; 31 Aralık 2026 tarihine kadar, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibrazı halinde, bankalarca karşılıksız işlemi yapılmayacak ve ödeme gerçekleştirilmeyecektir. Bu düzenleme, çeki fiilen vadeli bir senet haline getirmektedir.

Bölüm 4: Zamanaşımı (Müruru Zaman) Rejimi

Hukuk güvenliğinin bir gereği olarak, alacak haklarının takibi belirli sürelere bağlanmıştır. Kambiyo senetlerinde zamanaşımı, alacaklının sıfatına ve başvurduğu kişiye göre farklılık gösterir.

4.1. Bonoda Zamanaşımı Matrisi

Bonoda zamanaşımı süreleri TTK m. 749 uyarınca düzenlenmiştir:

Alacaklı Taraf Borçlu Taraf Zamanaşımı Süresi Başlangıç Anı
Hamil Keşideci (Asıl Borçlu) 3 Yıl Vade tarihinden itibaren
Hamil Cirantalar (Müracaat Borçlusu) 1 Yıl Protesto veya vadenin bitiminden itibaren
Ödeyen Ciranta Kendisinden Önceki Cirantalar 6 Ay Ödeme veya dava tarihinden itibaren

Önemli Uygulama Notu: Bonoda hamile karşı asıl borçlu (keşideci) ve avalist (kefil) 3 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak hamil, senedi kendisine ciro eden kişiye (cirantaya) gitmek isterse bu süre sadece 1 yıldır. Bu kısa süre, senedin tedavül hızını artırmak ve müracaat borçlularını uzun süre belirsizlikte bırakmamak içindir.

4.2. Çekte Zamanaşımı Süreleri

Çekte zamanaşımı, 6102 sayılı TTK ile köklü bir reforma uğrayarak 6 aydan 3 yıla çıkarılmıştır:

  1. Hamilin Başvurma Hakkı: Hamilin; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 814/1).
  2. Borçluların Rücu Hakkı: Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Zamanaşımı Başlangıç Farkı: Bonoda süre "vade tarihinden" başlarken, çekte "ibraz süresinin bitiminden" başlar. Örneğin, 10 günlük ibraz süresine sahip bir çekte zamanaşımı, düzenleme tarihinden 10 gün sonra işlemeye başlar.

4.3. Zamanaşımının Kesilmesi ve Durması

Zamanaşımı süresinin işlemesini durduran ve süreyi sıfırlayıp yeniden başlatan sebepler TTK m. 750 ve TBK m. 154'te sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmıştır:

Zamanaşımını Kesen Sebepler (Süre Sıfırlanır):

  • Dava Açılması: Alacaklının yetkili mahkemede dava açması.
  • Takip Talebi: İcra dairesinde takip talebinde bulunulması (Sadece talep anı yeterlidir).
  • Davanın İhbarı: Görülmekte olan bir davada üçüncü kişiye davanın ihbar edilmesi.
  • İflas Masasına Bildirim: Alacağın iflas masasına yazdırılması.
  • Borçlunun İkrarı: Borçlunun borcu kabul etmesi, faiz ödemesi veya kısmi ödeme yapması (TBK m. 154).
Zamanaşımını Kesmeyen Haller - Yargıtay Uygulaması: Hukuk pratiğinde en sık yapılan hata, "İhtiyati Haciz" kurumunun zamanaşımını kestiği yanılgısıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre:
  • İhtiyati Haciz Talebi: Sadece ihtiyati haciz kararı alınması veya talep edilmesi zamanaşımını kesmez.
  • İhtiyati Haczin İnfazı: Haczin uygulanması dahi kesmeyebilir; mutlaka icra takibine (esas takibe) geçilmesi ve ödeme emrinin düzenlenmesi/tebliği süreçlerinin işlemesi gerekir.

Sirayet Etmeme Prensibi: Zamanaşımı kesildiğinde, sadece hakkında işlem yapılan borçlu için kesilir. Müteselsil borçlulardan birine karşı yapılan takip, diğer borçlu için zamanaşımını kesmez (TTK m. 751).

Bölüm 5: Takip Hukuku, İtirazlar ve Menfi Tespit Davası

Bono ve çekin tahsili için İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) "Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu" (İİK m. 167 vd.) öngörülmüştür. Bu yol, genel haciz yoluna göre alacaklıya büyük avantajlar sağlar ancak borçluya da spesifik savunma mekanizmaları sunar.

5.1. Ödeme Emri ve Süreç

Alacaklı takip talebinde bulunduğunda, borçluya "10 Örnek" (eski 163 örnek) ödeme emri gönderilir. Bu ödeme emrinde borçluya borcu ödemesi için 10 gün süre verilirken, itiraz etmesi için 5 gün süre tanınır. Alacaklının banka hesap numarasının ödeme emrinde yer alması, Yargıtay kararları uyarınca geçerlilik şartıdır; aksi halde ödeme emri iptal edilebilir.

5.2. Borçlunun Savunma Hakları: İtiraz ve Şikayet

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Mahkemesi'ne başvurarak itirazlarını sunmalıdır:

  1. İmzaya İtiraz (İİK m. 170): Borçlu, "Senet altındaki imza bana ait değildir" iddiasındaysa, bunu açıkça ve ayrıca beyan etmelidir. İmza incelemesi bilirkişi marifetiyle yapılır.
  2. Borca İtiraz (İİK m. 169): Borçlu, borcun itfa edildiğini, zamanaşımına uğradığını veya takas edildiğini iddia ediyorsa borca itiraz eder.
  3. Şikayet: Senedin kambiyo vasfını taşımadığı (örneğin "bono" kelimesinin eksik olduğu) veya yetki itirazı gibi usuli eksiklikler şikayet yoluyla ileri sürülür.

5.3. Menfi Tespit Davası ve Teminat Oranı (%15)

Borçlu, icra mahkemesindeki dar yetkili incelemede haklılığını ispat edemezse veya süreleri kaçırırsa, genel mahkemelerde (Asliye Hukuk/Ticaret) "Menfi Tespit Davası" (Borçlu olmadığının tespiti) açabilir (İİK m. 72).

Bu davanın en kritik yönü, icra takibini durdurma etkisidir. Menfi tespit davası açılması, kendiliğinden takibi durdurmaz. Borçlunun takibi durdurabilmesi için:

  1. Mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alması,
  2. Bunun için de alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat yatırması gerekir.

(Not: İcra inkar tazminatı oranı %20 iken, menfi tespit davasında tedbir için gereken asgari teminat oranı kanunda %15 olarak belirlenmiştir).

Borçlu davayı kazanırsa, yatırdığı teminatı geri alır ve haksız yere takip yapan alacaklı aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir.

Bölüm 6: Cezai Sorumluluk ve Yaptırımlar

Senet ve çek arasındaki en dramatik fark, ödenmeme durumunda borçlunun karşılaştığı cezai yaptırımlardır.

6.1. Çekte "Karşılıksızlık" Suçu ve Hapis Cezası

5941 sayılı Çek Kanunu, çeki bir güven müessesesi olarak korumak adına, karşılıksız çek düzenlemeyi suç olarak tanımlamıştır:

  • Suçun Oluşumu: Çekin süresinde ibraz edilip karşılığının bulunmaması ve banka tarafından "karşılıksızdır" şerhinin düşülmesi gerekir.
  • Yaptırım: Çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmamak üzere adli para cezası verilir.
  • Hapis Cezasına Dönüşüm: Verilen adli para cezası ödenmezse, bu ceza kamuya yararlı işte çalışma seçeneği olmaksızın doğrudan hapis cezasına çevrilir. Bu suçtan dolayı verilen hapis cezaları ertelenemez ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanamaz.
  • Şikayet Süresi: Karşılıksız işleminin yapıldığı tarihten (veya öğrenmeden) itibaren 3 ay, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde şikayet edilmelidir.

6.2. Etkin Pişmanlık (Cezasızlık Hali)

Kanun koyucu, alacaklının tatminini cezalandırmanın önüne koymuştur. Etkin pişmanlık hükümleri şöyledir:

  • Yargılama Aşamasında: Borçlu, çek bedelini (karşılıksız kalan kısmı) + faizini öderse dava düşer.
  • Mahkumiyetten Sonra: Hüküm kesinleştikten sonra ödeme yapılırsa, ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar, kişi hapisteyse tahliye edilir. Ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da kaldırılır.

6.3. Bonoda Cezai Durum

Bononun vadesinde ödenmemesi, tek başına bir suç teşkil etmez. "Ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesi gereği, bono borçlusu sadece malvarlığı ile sorumludur, hapis cezası söz konusu değildir.

İstisnalar:

  • Taahhüdü İhlal: Borçlu icra dairesinde borcu taksitle ödeyeceğini taahhüt eder ve bunu ihlal ederse, alacaklının şikayetiyle 3 aya kadar tazyik hapsi alabilir.
  • Bedelsiz Senedi Kullanma: Borcu ödenmiş bir senedi iade etmeyip tekrar takibe koymak veya bedelsiz kalan (hatır senedi vb.) senedi kullanmak TCK m. 156 uyarınca suçtur.

Bölüm 7: Tali Yollar ve Zamanaşımı Sonrası Haklar

Kambiyo senedi zamanaşımına uğradığında veya şekil şartlarını kaybettiğinde, alacak hakkı tamamen yok olmaz; hukuki nitelik değiştirir.

7.1. Yazılı Delil Başlangıcı Olarak Kullanma

Zamanaşımına uğramış bir çek veya bono, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca "yazılı delil başlangıcı" (HMK m. 202) niteliğindedir. Bu durumda alacaklı, genel mahkemelerde "alacak davası" açabilir. Senedi delil olarak sunar, ancak senedin tek başına ispat gücü kalmadığı için tanık, ticari defterler ve yemin gibi yan delillerle alacağını ispat etmelidir. Bu dava için genel zamanaşımı süresi (TBK m. 146) olan 10 yıl geçerlidir.

7.2. Sebepsiz Zenginleşme Davası (TTK m. 732)

Alacaklı, zamanaşımı veya ibraz süresini kaçırma nedeniyle kambiyo hakkını kaybederse, keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir.

  • Mantığı: "Senet zamanaşımına uğradı, ben parayı ödemekten kurtuldum, sen ise parayı verip karşılığını alamadın; bu sebepsiz bir zenginleşmedir."
  • İspat Yükü: Bu davada ispat yükü davacı (hamil) üzerindedir. Hamil, keşidecinin zenginleştiğini kanıtlamalıdır. Ancak Yargıtay uygulamasına göre, keşideci de senedin bedelsiz olduğunu veya ödediğini ispatla yükümlü tutulabilmektedir.
  • Süre: Zamanaşımı süresi, senedin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıldır.

Sonuç ve Değerlendirme

Türk Ticaret Hukuku sistematiğinde bono ve çek, birbirini tamamlayan ancak farklı ihtiyaçlara cevap veren iki enstrümandır. Hukukçular ve tacirler için bu iki belge arasındaki "kredi vs. ödeme" ayrımını, zamanaşımı tuzaklarını ve şekil şartlarını bilmek hayati önem taşır. Özellikle 2026'ya kadar devam edecek çek ibraz yasakları ve karekodlu çek zorunluluğu gibi güncel gelişmeler, uygulamanın dinamik yapısını koruduğunu göstermektedir.

Strateji Özeti: Alacak takibinde strateji belirlenirken; çeki karşılıksız çıkan borçluya karşı ceza baskısının kullanılabileceği, bonoda ise malvarlığına yönelik hızlı haciz yollarının (ihtiyati haciz gibi) ön planda olduğu, ancak zamanaşımı sürelerinin kısalığı (özellikle müracaat borçlularına karşı 1 yıl) nedeniyle proaktif davranılması gerektiği unutulmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Senet zamanaşımı kaç yıldır?

Hamil-keşideci arasında 3 yıl (vade tarihinden itibaren), cirantalara karşı 1 yıl (protesto veya vadeden), cirantalar arası rücuda 6 aydır.

Çek zamanaşımı kaç yıldır?

Tüm taraflar arasında 3 yıldır. Süre ibraz süresinin bitiminden başlar (bonodaki gibi vadeden değil).

Karşılıksız çekte hapis cezası var mı?

Evet. Adli para cezası ödenmezse doğrudan hapis cezasına çevrilir. Bu ceza ertelenemez ve HAGB uygulanamaz.

Senet ödenmezse hapis cezası var mı?

Hayır. Bononun vadesinde ödenmemesi tek başına suç teşkil etmez. İcra takibinde taahhüdü ihlal hariç hapis cezası söz konusu değildir.

İhtiyati haciz zamanaşımını keser mi?

Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre sadece ihtiyati haciz talebi veya kararı zamanaşımını kesmez. Mutlaka icra takibine geçilmesi gerekir.

Ticaret Hukuku Danışmanlığı

Senet, çek, icra takibi ve kambiyo davalarında uzman avukatlarımızla görüşün.

Ücretsiz Danışmanlık Alın

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut uyuşmazlıklarda mutlaka uzman bir avukata danışınız.