Aldem Law Logo

İCRA VE İFLAS HUKUKU

Menfi Tespit Davası 2026: Teorik Temeller, Usuli İşlemler ve Güncel İçtihatlar

Yazar: Aldem LawOkuma: 35 dakika
Menfi Tespit Davası

Giriş ve Kavramsal Çerçeve

Hukuk devletinin temel işlevlerinden biri, bireylerin hak arama özgürlüğünü teminat altına almak ve haksız bir saldırı veya talep karşısında etkin korunma mekanizmaları sunmaktır. Cebri icra hukuku, alacaklının devlet gücüyle alacağına kavuşmasını sağlarken, bu gücün kötüye kullanılmasını veya maddi gerçekliğe aykırı sonuçlar doğurmasını engellemek amacıyla dengeleyici enstrümanlara ihtiyaç duyar.

Türk hukuk sisteminde, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenen Menfi Tespit Davası, borçlunun, alacaklı tarafından kendisine yöneltilen bir alacak iddiasının veya icra takibinin haksızlığını, maddi hukuk bakımından böyle bir borcun mevcut olmadığını ispat ederek, malvarlığı üzerindeki cebri icra tehdidini bertaraf etmesini sağlayan en temel ve hayati hukuki çaredir.

Bu dava türü, doğası gereği hem maddi hukukun (Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku) hem de usul ve takip hukukunun (İcra İflas Hukuku, Medeni Usul Hukuku) kesişim noktasında yer alır. Bir yandan borcun doğumu, sona ermesi veya geçerliliği gibi maddi hukuk sorunları tartışılırken, diğer yandan davanın açılma zamanına göre icra takibinin durdurulması, iptali veya paranın geri alınması (istirdat) gibi takip hukukuna özgü sonuçlar doğurur.

I. Menfi Tespit Davasının Hukuki Niteliği ve Amacı

Menfi tespit davası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 106. maddesinde genel çerçevesi çizilen "tespit davaları"nın, İcra ve İflas Kanunu m. 72'de özel olarak düzenlenmiş bir görünümüdür. Tespit davaları, bir hukuki ilişkinin varlığının (müspet tespit) veya yokluğunun (menfi tespit) mahkeme kararıyla hüküm altına alınmasını amaçlar.

A. Maddi Hukuk ve Takip Hukuku Arasındaki Hibrit Karakter

Menfi tespit davasını diğer dava türlerinden ayıran en belirgin özellik, onun "çift karakterli" yapısıdır:

  1. Maddi Hukuk Karakteri: Davanın temelinde yatan uyuşmazlık, taraflar arasındaki borç ilişkisidir. Mahkeme, borcun sebebini (satış sözleşmesi, kredi sözleşmesi, haksız fiil vb.) ve geçerliliğini maddi hukuk kurallarına göre inceler.
  2. Takip Hukuku Karakteri: Davanın nihai hedefi, borçluyu cebri icra tehdidinden kurtarmaktır. Davanın kabulü halinde takip iptal edilir; reddi halinde takip kesinleşir ve tazminat yaptırımları devreye girer.

B. Menfi Tespit Davasının Fonksiyonları

Borçlu açısından menfi tespit davası üç temel fonksiyon icra eder:

  • Önleyici Fonksiyon: Henüz icra takibi başlamadan önce açılan menfi tespit davası, alacaklının elindeki belgeye dayanarak gelecekte başlatması muhtemel haksız takipleri engellemeyi amaçlar.
  • Durdurucu Fonksiyon: İcra takibi başladıktan sonra açılan davalarda, mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulması sağlanır.
  • İade Sağlayıcı Fonksiyon: Davanın istirdat davasına dönüşmesi durumunda, haksız yere ödenen paranın geri alınmasını sağlar.

C. Diğer Davalarla Karşılaştırma

Özellik Menfi Tespit (İİK m.72) İtirazın İptali (İİK m.67) İstirdat (İİK m.72)
Davacı Borçlu Alacaklı Borçlu
Amaç Borcun olmadığının tespiti İtirazın iptali ve takibin devamı Ödenen paranın geri alınması
Açılma Zamanı Takipten önce veya sonra Borçlunun itirazından sonra Borç ödendikten sonra (1 yıl içinde)
İcra İnkar Tazminatı Var (%20) Var (%20) Yok

II. Menfi Tespit Davasının Açılma Şartları

Menfi tespit davası, genel dava şartlarının (HMK m. 114) yanı sıra, kendine özgü bazı ön koşulların varlığını gerektirir.

A. Hukuki Yarar Şartı

HMK m. 114/1-h bendi uyarınca, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması mutlak bir dava şartıdır. Menfi tespit davalarında hukuki yarar, borçlunun hukuki durumunun bir tehlike veya belirsizlik içinde olması ve bu davanın bu tehlikeyi bertaraf edecek en uygun ve tek yol olması anlamına gelir.

1. İcra Takibinden Önce Hukuki Yarar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, alacaklının elinde borçlu aleyhine delil teşkil edebilecek bir belge (senet, sözleşme vb.) bulunması ve alacaklının borçluyu takiple tehdit etmesi veya aradaki belirsizliğin borçlunun ticari hayatını olumsuz etkilemesi, hukuki yararın varlığı için yeterlidir.

2. Hukuki Yararın Yokluğu Halleri

  • Borcun Ödenmiş Olması: Borç tamamen ödenmişse, artık menfi tespit davası açılamaz. Açılması gereken dava İstirdat Davası'dır.
  • Aynı Konuda Derdestlik: Aynı taraflar arasında, aynı sebebe dayalı ve aynı konuda daha önce açılmış ve halen devam eden bir dava bulunmamalıdır.

III. Görevli ve Yetkili Mahkeme

A. Görevli Mahkeme

Menfi tespit davasında görev, dava konusunun değerine ve tarafların sıfatına göre belirlenir. HMK m. 2 uyarınca, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre özel mahkemeler görevli olabilir:

  1. Ticari Davalar (Asliye Ticaret Mahkemesi): Her iki tarafın da tacir olduğu davalar veya TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar. Kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davaları genellikle bu kapsama girer.
  2. Tüketici Davaları (Tüketici Mahkemesi): Davacının tüketici olduğu işlemlerden doğan uyuşmazlıklar.
  3. İş Davaları (İş Mahkemesi): İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan davalar.

B. Yetkili Mahkeme

İİK m. 72/8 hükmü, menfi tespit davalarında yetkiyi davanın açılma zamanına göre ikili bir ayrımla düzenlemiştir:

1. İcra Takibinden Önce Açılan Davalarda

  • Genel Yetki: Davalının (alacaklının) dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi.
  • Özel Yetki (Sözleşme): Sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi.

2. İcra Takibinden Sonra Açılan Davalarda

Borçlu davasını şu iki yerden birinde açabilir:

  • Takibin Yapıldığı Yer İcra Dairesinin Bulunduğu Yer Mahkemesi
  • Davalının (Alacaklının) Yerleşim Yeri Mahkemesi

IV. Zorunlu Arabuluculuk: Güncel Durum (2024-2026)

Türk hukukunda son yılların en tartışmalı konularından biri, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olup olmadığıdır.

A. Yasal Dayanak

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/A maddesi, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri" hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenlemiştir.

Yargıtay 11. HD ve HGK Kararı: Yeni ve hakim görüşe göre, menfi tespit davası özünde bir para alacağı uyuşmazlığıdır. Davanın sonunda verilen hüküm, paranın ödenip ödenmeyeceğini belirler. Bu nedenle menfi tespit davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.

B. 2026-2026 Dönemi Güncel Uygulama

  1. Ticari Menfi Tespit Davaları: TTK m. 4 kapsamında ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarında arabulucuya başvurmak zorunlu dava şartıdır.
  2. Tüketici Menfi Tespit Davaları: 6502 sayılı Kanun uyarınca parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartıdır.
  3. İstirdat Davaları: İstirdat davası, paranın iadesini (eda) içerdiğinden, tartışmasız şekilde zorunlu arabuluculuğa tabidir.
Stratejik Risk: Arabuluculuk süreci, davanın açılmasını geciktirebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, borçlunun bir an önce ihtiyati tedbir kararı alarak icra veznesindeki parayı bloke etmesi gerekir. Arabuluculukta geçen sürede icra işlemleri devam eder.

V. Yargılama Usulü ve İhtiyati Tedbir Mekanizması

Menfi tespit davasının en kritik aşaması, dava süresince icra takibinin nasıl etkileneceğidir. İİK m. 72, davanın açılma zamanına göre iki farklı ihtiyati tedbir rejimi öngörmüştür.

A. İcra Takibinden Önce Açılan Davada İhtiyati Tedbir (İİK m. 72/2)

  • Talep ve Şartlar: Borçlu, mahkemeden "icra takibinin durdurulması" yönünde ihtiyati tedbir talep edebilir. Bunun için alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere bir teminat göstermesi zorunludur.
  • Hukuki Sonuç: Bu karar alındığında, alacaklı icra takibi başlatsa bile, takip işlemleri "olduğu yerde durur". Ödeme emri gönderilebilir ancak haciz, muhafaza veya satış işlemleri yapılamaz.

B. İcra Takibinden Sonra Açılan Davada İhtiyati Tedbir (İİK m. 72/3)

  • Kural: İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, mahkeme icra takibinin durdurulmasına karar veremez. Takip işlemleri (haciz, satış) devam eder.
  • İstisna: Borçlu teminat gösterirse, mahkeme "icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir.
  • Pratik Anlam: Alacaklı borçlunun evini, arabasını haczedebilir ve sattırabilir. Ancak satıştan elde edilen para alacaklının cebine girmez, icra kasasında dava sonuna kadar blokeli kalır.

VI. İspat Yükü ve Delillerin Değerlendirilmesi

Menfi tespit davalarının en karmaşık ve teknik boyutu ispat yüküdür. Hukuk mantığında "bir şeyin yokluğunu ispat etmek" (probatio diabolica - şeytani ispat) son derece zordur.

A. Genel Kural: İspat Yükü Davalı Alacaklıdadır

Menfi tespit davasında davacı taraf borçlu olmasına rağmen, ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya aittir. Borçlu "Benim borcum yok" dediğinde, bu bir "inkar"dır. Hukuki ilişkinin varlığını iddia eden taraf alacaklıdır. Dolayısıyla alacaklı, alacağını doğuran hukuki sebebi ve alacağın miktarını ispat etmek zorundadır.

B. İstisnalar ve İspat Yükünün Yer Değiştirmesi

1. Kambiyo Senetlerine (Bono, Çek) İlişkin Davalar

Kambiyo senetleri "mücerret" (sebepten soyut) borç ikrarı içerir. Senedi elinde bulunduran kişi yasal hamil sayılır ve alacaklı olduğu karine olarak kabul edilir.

  • Kural: Senede karşı iddialar, ancak senetle (yazılı kesin delille) ispat edilebilir (HMK m. 200). "Senedi imzaladım ama borç almadım" diyen borçlu, bu iddiasını tanıkla ispatlayamaz; yazılı bir "bedelsizlik belgesi" sunmak zorundadır.

2. Talil (Senedin Sebebinin Değiştirilmesi) Sorunu

Kambiyo senetlerinde bulunan "Malen" (mal karşılığı) veya "Nakden" (para karşılığı) ibareleri, ispat yükünün belirlenmesinde kritik rol oynar:

  • Malen Kaydı: Senette "bedeli malen ahzolunmuştur" yazıyorsa, borçlu malı teslim aldığını kabul etmiş sayılır. "Mal teslim edilmedi" diyen borçlu, ispat yükü altındadır.
  • Nakden Kaydı: "Parayı almadım, hatır senediydi" diyen borçlu, yine ispat yükü altındadır.

3. Ödeme İddiası

Borçlu, "Borcum vardı ama ödedim" diyorsa, ödeme vakıasını ispat yükü borçluya aittir. Ödeme ancak yazılı belge (makbuz, dekont) ile ispatlanabilir.

4. Sahtecilik ve İmza İnkarı

Borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, mahkeme grafolojik inceleme yaptırır. İmzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, senede dayanan alacaklıdadır.

VII. Davanın Sonuçları ve Tazminat Yaptırımları

A. Davanın Kabulü (Borçlunun Haklı Çıkması)

Mahkeme borçlunun borçlu olmadığına karar verirse:

  1. Takibin İptali: Karar kesinleştiğinde, icra takibi iptal edilir. Konulan hacizler kalkar.
  2. Paranın İadesi: Eğer icra veznesinde para varsa borçluya iade edilir.
  3. Kötüniyet Tazminatı (%20): Borçlu talep etmişse ve alacaklının takibi başlatmakta "kötü niyetli" olduğu tespit edilirse, alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir.

B. Davanın Reddi (Alacaklının Haklı Çıkması)

Mahkeme borçlunun iddiasını reddederse:

  1. Takibin Devamı: İhtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı takibe kaldığı yerden devam eder.
  2. İcra İnkar Tazminatı (%20): Borçlunun haksız yere dava açarak takibi geciktirmesi cezalandırılır. Tazminata hükmedilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olmalıdır.
Kalem Borçlu Kaybederse Alacaklı Kaybederse
Ana Para Borcu + Faizi öder Alacağından olur
Tazminat %20 İcra İnkar Tazminatı %20 Kötüniyet Tazminatı
Vekalet Ücreti Karşı tarafa öder Karşı tarafa öder

VIII. Özel Durumlar: İstirdat Davasına Dönüşüm

Menfi tespit davası devam ederken, borçlu üzerindeki icra baskısı nedeniyle borcu ödemek zorunda kalabilir veya malları satılıp para alacaklıya ödenebilir. Bu durumda dava düşmez.

  • Kendiliğinden Dönüşüm: İİK m. 72/6 uyarınca, menfi tespit davası kanun gereği kendiliğinden İstirdat Davasına (Geri Alım Davasına) dönüşür. Borçlunun yeni bir harç yatırmasına veya yeni bir dava açmasına gerek yoktur.
  • Farklılıklar: İstirdat davasına dönüşen davada, borçlu lehine "kötüniyet tazminatına" hükmedilemez; sadece paranın faiziyle iadesi söz konusudur.

IX. Yargılama Giderleri ve Mali Yükümlülükler (2026)

Menfi tespit davası, "nispi" nitelikte bir davadır. Yani davanın maliyeti, borç miktarının büyüklüğü ile doğru orantılıdır.

A. Harçlar

  • Peşin Harç: Dava açılırken, dava değerinin (tespiti istenen borç miktarının) binde 68,31'inin dörtte biri (yaklaşık %1,7'si) peşin olarak mahkeme veznesine yatırılır.

B. Vekalet Ücreti

Davayı kazanan tarafın avukatı için, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "nispi vekalet ücretine" hükmedilir. Menfi tespit davalarında dava değerleri genellikle yüksek olduğundan, kaybeden taraf için vekalet ücreti yükü ağır olabilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Menfi tespit davası, Türk hukuk sisteminde borçlunun en güçlü savunma silahıdır. Haksız bir borç iddiası veya icra takibi karşısında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve mülkiyet hakkının korunmasını sağlar. Ancak bu silahın etkili kullanılabilmesi, davanın zamanlamasına, ihtiyati tedbir stratejisine ve özellikle ispat yükü kurallarına hakimiyete bağlıdır.

Uygulayıcılar açısından, 2024-2026 döneminde dikkat edilmesi gereken en kritik husus, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartının eksiksiz yerine getirilmesidir. Ayrıca, Yargıtay'ın ispat yükü ve talil konusundaki katı yaklaşımı, dava dilekçelerinin ve delil listelerinin çok titiz hazırlanmasını gerektirmektedir.

Özetle; menfi tespit davası, teknik detayları yoğun, mali sonuçları ağır, ancak doğru kurgulandığında adaletin tecellisinde vazgeçilmez bir role sahip hukuki bir yoldur.

X. Sık Sorulan Sorular

Menfi tespit davası ne kadar sürer?

Menfi tespit davaları genellikle 1-2 yıl arasında sonuçlanır. Ancak bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi ve istinaf süreci ile bu süre uzayabilir. Zorunlu arabuluculuk süreci de dahil edildiğinde toplam süre 2-3 yıla çıkabilir.

Menfi tespit davası açmak için avukat zorunlu mu?

Yasal olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak menfi tespit davaları teknik ve karmaşık davalar olduğundan, ispat yükü kuralları ve ihtiyati tedbir stratejisi açısından avukat desteği şiddetle tavsiye edilir.

İcra takibi başladıktan sonra menfi tespit davası açabilir miyim?

Evet, icra takibinden sonra da menfi tespit davası açabilirsiniz. Ancak bu durumda takibin durdurulması değil, sadece icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı alabilirsiniz. %15 teminat yatırmanız gerekir.

Menfi tespit davası kaybedersem ne olur?

Davayı kaybederseniz: (1) Borcunuzu faizi ile ödemek zorunda kalırsınız, (2) İhtiyati tedbir alındıysa %20 icra inkar tazminatı ödersiniz, (3) Karşı tarafın vekalet ücretini ödersiniz, (4) Yargılama giderlerini karşılarsınız.

Borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açabilir miyim?

Hayır, borç ödendikten sonra menfi tespit davası açılamaz. Ödeme yapıldıysa açılması gereken dava "İstirdat Davası"dır. İstirdat davası, ödenen paranın geri alınması için açılır ve ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.

Menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında evet, arabuluculuk dava şartıdır. Kambiyo senetlerine dayalı davalar da dahil olmak üzere, önce arabulucuya başvurulmadan dava açılamaz.

XI. Pratik Örnekler

Örnek 1: Sahte Senet

Ali Bey, hiç imzalamadığı bir senet nedeniyle icra takibine maruz kaldı. 200.000 TL'lik senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etti. Menfi tespit davası açtı ve %15 teminat yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir aldı. Grafoloji raporu imzanın Ali Bey'e ait olmadığını tespit etti. Mahkeme davayı kabul etti ve takip iptal edildi.

Örnek 2: Ödenmiş Borç

Mehmet Bey, borcunu ödediği halde alacaklı senedin aslını iade etmedi. Daha sonra aynı senetle icra takibi başlatıldı. Mehmet Bey, bankadan aldığı ödeme dekontu ile menfi tespit davası açtı. Mahkeme borcun ödendiğini tespit etti ve alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmetti.

Örnek 3: Hatır Senedi

Ayşe Hanım, arkadaşına kefil olmak için "hatır senedi" imzaladı. Arkadaşı senedin arkasını ciro edip üçüncü kişiye verdi. Üçüncü kişi icra takibi başlattı. Ayşe Hanım menfi tespit davası açtı ancak "talil" sorunu nedeniyle ispat edemedi. Senet mücerret borç ikrarı içerdiğinden ve yazılı delil bulunmadığından dava reddedildi.

Menfi Tespit Davası İçin Destek Alın

İcra takibi veya borç uyuşmazlığı için uzman avukatlarımızla görüşün.

Ücretsiz Danışmanlık Alın