AİLE HUKUKU
Mal Rejimi Sözleşmesi 2026: Edinilmiş Mallara Katılma ve Mal Ayrılığı Rejimlerinin Karşılaştırmalı Analizi
1. Giriş: Türk Medeni Hukukunda Mülkiyet ve Aile İlişkisinin Evrimi
Türk hukuk sistematiğinde aile kurumu, toplumun temeli olarak kabul edilmekle birlikte, bu kurumun ekonomik altyapısını oluşturan "mal rejimleri", 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ile devrim niteliğinde bir dönüşüme uğramıştır. 743 sayılı eski Medeni Kanun döneminde (1926-2001), erkeğin ailenin reisi olduğu ve yasal mal rejiminin "Mal Ayrılığı" olarak belirlendiği patriyarkal bir yapı hakimken, yeni kanun "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"ni yasal mal rejimi olarak kabul ederek cinsiyet eşitliğine dayalı, emeğin ve evlilik birliği içerisindeki dayanışmanın ekonomik karşılığını arayan modern bir yapı inşa etmiştir.
Bu rapor, hukuk uygulayıcıları, akademisyenler ve mal rejimi sözleşmesi düzenlemeyi düşünen bireyler için; yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi ile en yaygın seçimlik rejim olan mal ayrılığı rejimini mukayeseli olarak incelemektedir. Analiz, doktrinel tartışmalar, Yargıtay'ın yerleşik ve güncel içtihatları, Anayasa Mahkemesi kararları ve 2026 yılı noterlik ücret tarifeleri gibi pratik veriler ışığında, konuyu sadece teorik değil, uygulamanın en karmaşık detaylarına inerek ele almaktadır.
2. Yasal Mal Rejiminin Temelleri: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca, eşler arasında aksine bir sözleşme bulunmadıkça uygulanacak asıl rejim, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejim, evlilik birliğinin ekonomik bir ortaklık olduğu varsayımına dayanır ve eşlerin evlilik süresince "karşılığını vererek" (ivazlı olarak) elde ettikleri malvarlığı değerlerinin, evliliğin sona ermesiyle hakkaniyete uygun şekilde paylaşılmasını hedefler.
2.1. Rejimin Kapsamı ve Mal Gruplarının Tasnifi
Rejimin doğru anlaşılabilmesi için TMK m. 219 ve m. 220'de düzenlenen mal gruplarının birbirinden kesin çizgilerle ayrılması gerekmektedir. Yasa koyucu, malvarlığını "Edinilmiş Mallar" ve "Kişisel Mallar" olmak üzere iki ana kategoriye ayırmıştır. Bu ayrım, tasfiyenin omurgasını oluşturur.
2.1.1. Edinilmiş Mallar (Acquired Property - TMK m. 219)
Edinilmiş mallar, rejimin tasfiye anında paylaşıma konu olacak aktif değerleridir. Kanun, bir malın edinilmiş mal sayılabilmesi için temel kriter olarak "emek" ve "karşılık verme" unsurunu aramaktadır. Bu kapsamda:
- Çalışma Karşılığı Edinimler: Eşlerin maaş, ücret, prim, ticari kazanç ve serbest meslek gelirleri bu grubun en temel kalemidir.
- Sosyal Güvenlik Ödemeleri: Emekli ikramiyeleri, yaşlılık aylıkları ve sandık ödemeleri edinilmiş maldır. Ancak burada ince bir hesaplama detayı mevcuttur: Yargıtay uygulamasına göre, emekli ikramiyesinin tamamı değil, kişinin yaşam tablosuna göre hesaplanan ve evlilik süresine isabet eden "peşin sermaye değeri" edinilmiş mal kabul edilir; geri kalanı kişisel mal sayılır.
- Kişisel Malların Gelirleri: Rejimin en ayırt edici özelliklerinden biri budur. Bir eşin kişisel malı olan (örneğin miras kalan) bir apartmanın kira geliri veya bankadaki kişisel mevduatın faiz getirisi, "emek" ürünü olmasa da evlilik birliği içinde elde edilen bir "verim" olduğu için edinilmiş mal sayılır.
- İkame Değerler: Edinilmiş bir malın satılarak yerine başka bir mal alınması durumunda, yeni mal da edinilmiş mal statüsünü korur.
2.1.2. Kişisel Mallar (Personal Property - TMK m. 220)
Kişisel mallar, tasfiye hesabına katılmayan, eşin mutlak mülkiyetinde kalan ve diğer eşin alacak hakkı talep edemediği varlıklardır:
- Kişisel Kullanım Eşyaları: Giysi, takı, saat, elektronik cihazlar gibi sadece bir eşin kullanımına özgülenen mallar.
- Mal Rejimi Öncesi Varlıklar: Evlilik tarihinden (veya 01.01.2002'den) önce sahip olunan tüm mallar.
- Karşılıksız Kazanımlar (Miras ve Bağış): Miras yoluyla intikal eden mallar, üçüncü kişilerce yapılan bağışlar, piyango ikramiyesi bu gruptadır.
- Manevi Tazminatlar: Kişinin şahsi acı ve eleminin karşılığı olduğu için paylaşıma konu edilemez.
| Mal Grubu | Hukuki Dayanak | Örnek Kalemler | Tasfiye Durumu | İspat Yükü |
|---|---|---|---|---|
| Edinilmiş Mal | TMK m. 219 | Maaş, kira geliri, ticari kâr, kıdem tazminatı | Artık değere eklenir, 1/2 oranında paylaşılır | Kanuni karine gereği, aksi ispatlanana kadar tüm mallar edinilmiş sayılır (TMK m. 222) |
| Kişisel Mal | TMK m. 220 | Miras kalan ev, evlilik öncesi araba, manevi tazminat | Tasfiye dışı tutulur, malike aittir | İddia eden, malın kişisel olduğunu ispatla mükelleftir |
2.2. Rejimin Yönetimi ve Tasarruf Yetkisi
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, "Mal Ortaklığı" rejiminin aksine, eşler malları üzerinde mülkiyet hakkını korurlar. Yani, evlilik devam ederken her eş, kendi adına kayıtlı olan malı (edinilmiş mal olsa dahi) dilediği gibi yönetebilir, kullanabilir ve tasarruf edebilir. Ancak bu kuralın çok önemli istisnaları ve sınırlandırmaları vardır:
- Aile Konutu Şerhi (TMK m. 194): Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu koruma, mal rejimi ne olursa olsun geçerlidir.
- Tasarruf Kısıtlaması: Eşlerden biri, diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla malvarlığını elden çıkarırsa, bu işlemler tasfiye anında geçersiz sayılmasa da "eklenecek değer" olarak hesaba katılır.
3. Seçimlik Mal Rejimi: Mal Ayrılığı Rejimi
TMK m. 242'de düzenlenen mal ayrılığı rejimi, eşlerin malvarlıklarının tamamen birbirinden bağımsız olduğu, evlilik birliği içinde veya sonunda herhangi bir ekonomik ortaklığın söz konusu olmadığı sistemdir. 743 sayılı eski kanun döneminin yasal rejimi olan bu sistem, günümüzde ancak sözleşme ile seçilebilmektedir.
3.1. Rejimin İşleyiş Mekanizması
Mal ayrılığı rejiminde "edinilmiş mal" kavramı yoktur. Her eş, kendi malının maliki, zilyedi ve yöneticisidir. Boşanma halinde, kural olarak mal paylaşımı yapılmaz; eşler sadece kendi adlarına kayıtlı malları alıp giderler.
- Avantajları: Ticari hayatta yüksek risk alan iş insanları için eşin malvarlığını iflas riskinden korumak adına tercih edilir. Ayrıca, önceki evliliklerinden çocukları olan kişiler, miras karmaşasını önlemek için bu rejimi seçebilir.
- Dezavantajları: Evlilik birliği içinde çalışmayan veya daha az kazanan eşin (genellikle sosyolojik gerçeklik gereği kadınların) emeğinin karşılıksız kalmasına neden olabilir. Bu rejimde "ev içi emek" ekonomik bir değer olarak görülmez.
3.2. Mal Ayrılığında "Katkı Payı" Alacağı İstisnası
Mal ayrılığı rejimi, tamamen "sıfır paylaşım" anlamına gelmemektedir. Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde, eğer bir eş diğer eşin mal edinmesine somut maddi katkıda bulunmuşsa (örneğin, ziynet eşyalarını bozdurup eşinin ev almasına yardım etmişse), bu katkısını ispatlayarak "Katkı Payı Alacağı" talep edebilir. Ancak bu talep, katılma alacağındaki gibi otomatik bir 1/2 hakkı vermez; sadece ispatlanan katkı oranı kadar (örneğin %10) alacak hakkı doğurur.
4. Mal Rejimi Sözleşmesi (Evlilik Sözleşmesi) Hazırlama Süreci
Halk arasında "evlilik sözleşmesi" olarak bilinen hukuki işlem, teknik olarak "mal rejimi sözleşmesi"dir. Bu sözleşme, eşlerin yasal rejim yerine kanunda sayılan diğer rejimlerden birini seçmelerini veya yasal rejimin sınırlarını kanunun izin verdiği ölçüde değiştirmelerini sağlar.
4.1. Şekil Şartları ve Geçerlilik
Mal rejimi sözleşmesi, sıkı şekil şartlarına tabidir. TMK m. 205 uyarınca sözleşme, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir ve resmi şekilde düzenlenmelidir.
- Yapılma Zamanı: Sözleşme, evlenmeden önce (nişanlılıkta), evlenme anında (nikah memuruna bildirimle) veya evlilik birliği kurulduktan sonra herhangi bir zamanda yapılabilir.
- Noter Zorunluluğu: Sözleşmenin geçerli olabilmesi için noterde "düzenleme" veya "onaylama" şeklinde yapılması şarttır. Adi yazılı şekilde (kendi aralarında) yapılan sözleşmeler geçersizdir.
4.2. 2026-2026 Yılı Noterlik Ücretleri ve Maliyet Analizi
Sözleşme yapmayı düşünen taraflar için maliyet önemli bir unsurdur. 2026 yılı Noterlik Ücret Tarifesi'ne göre maliyet kalemleri:
- Yazı Ücreti: Dışarıda yazılıp getirilen kağıtların karşılaştırılması için sayfa başına ~61 TL.
- Düzenleme Ücreti: Noterde bizzat düzenlenen metinler için kelime/sayfa bazlı tarife uygulanır.
- Tescil ve Diğer Giderler: İşlem başına maktu ücretler ve damga vergisi, harç gibi ek kalemler sözleşmenin değerine veya niteliğine göre değişebilir.
4.3. Sözleşme Özgürlüğünün Sınırları: "Tipe Bağlılık İlkesi"
Türk hukukunda eşler, "sui generis" (kendine özgü) bir mal rejimi yaratamazlar. "Numerus Clausus" (Sınırlı Sayı) ilkesi gereği, kanunda sayılan dört rejimden (Edinilmiş Mallara Katılma, Mal Ayrılığı, Paylaşmalı Mal Ayrılığı, Mal Ortaklığı) birini seçmek zorundadırlar.
Ancak, seçilen rejimin içinde bazı modifikasyonlar yapılabilir:
- Artık Değere Katılma Oranının Değiştirilmesi: Yasal rejimde %50 olan katılma oranı, sözleşme ile tamamen kaldırılabilir veya %10, %70 gibi farklı oranlarda belirlenebilir (TMK m. 237).
- Mesleki Gelirlerin Kişisel Mal Sayılması: Eşler, ticari işletme gelirlerinin veya mesleki kazançların paylaşım dışı (kişisel mal) tutulacağını kararlaştırabilirler (TMK m. 221).
- Geçersiz Hükümler: "Nafaka ödenmeyecektir", "Velayet babaya verilecektir" gibi kamu düzenine, çocuk haklarına veya genel ahlaka aykırı maddeler sözleşmeye konulsa dahi geçersizdir ve mahkemelerce dikkate alınmaz.
5. Tasfiye Süreci: Mal Paylaşımının Matematiği ve Hukuki Prosedürü
Mal rejiminin sona ermesiyle (boşanma davasının açılması veya ölüm) birlikte, karmaşık bir tasfiye süreci başlar. Bu süreç, basit bir yarı yarıya paylaşım değildir; dört aşamalı bir matematiksel hesaplama gerektirir.
5.1. Tasfiye Anı ve Değerleme Tarihi
Uygulamada en çok karıştırılan hususlardan biri, malların hangi tarihteki durumunun ve değerinin esas alınacağıdır.
- Kapsam Belirleme Anı: Mal rejiminin sona erdiği tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Bu tarihten sonra edinilen mallar (dava sürerken alınan maaş veya ev) tasfiyeye dahil edilmez.
- Değerleme Anı (Tasfiye Tarihi): Malların parasal değeri ise, mal paylaşımı davasının (tasfiye davasının) karar tarihine en yakın piyasa rayiç değeri üzerinden hesaplanır. Bu, enflasyonist ortamlarda davanın uzun sürmesi halinde malın güncel değerinin korunmasını sağlar.
5.2. Hesaplama Adımları
Adım 1: Malların Ayrılması ve İspat (TMK m. 222)
Öncelikle kimin malının kimde olduğu belirlenir ve kişisel mallar iade edilir. Bir malın kime ait olduğu ispatlanamazsa, o mal eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
Adım 2: Eklenecek Değerler (TMK m. 229)
Yasa koyucu, kötü niyetli eşin mal kaçırmasını önlemek için "sanki malvarlığında duruyormuş gibi" hesaba katılan hayali değerler (fiktif aktifler) öngörmüştür:
- Karşılıksız Kazandırmalar: Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan olağan dışı hediyeler.
- Malvarlığını Eksiltici Devirler: Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla (süresi ne olursa olsun, 5 veya 10 yıl önce dahi olsa) yaptığı devirler. Örneğin, boşanma ihtimali doğunca eşin, üzerindeki tapuyu danışıklı olarak kardeşine devretmesi.
Adım 3: Denkleştirme (TMK m. 230)
Eşlerden birinin "Kişisel Mal Grubu" ile "Edinilmiş Mal Grubu" arasında borç ilişkisi varsa, bu düzeltilir. Örneğin, erkeğin babasından miras kalan (kişisel mal) arsanın üzerine, evlilik birliği içinde biriktirilen maaşla (edinilmiş mal) bina yapılmışsa; kişisel mal grubu zenginleşmiş, edinilmiş mal grubu fakirleşmiştir. Bu durumda, edinilmiş mal hesabına "denkleştirme alacağı" eklenir.
Adım 4: Artık Değerin ve Katılma Alacağının Hesabı (TMK m. 231, 236)
Artık Değer = (Aktif Edinilmiş Mallar + Eklenecek Değerler + Denkleştirme) - (Bu Mallara İlişkin Borçlar)
Eğer sonuç pozitif ise, diğer eşin bu değer üzerinde %50 oranında katılma alacağı (para alacağı) doğar. Sonuç negatif ise (borçlar malvarlığından fazlaysa), artık değer sıfır kabul edilir; diğer eş borca ortak edilmez.
Mal Ayrılığı vs. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Karşılaştırması
| Kriter | Edinilmiş Mallara Katılma (Yasal Rejim) | Mal Ayrılığı (Sözleşmeli Rejim) |
|---|---|---|
| Paylaşım Esası | Artık değerin yarısı (alacak hakkı) | Paylaşım yok, mülkiyet kimdeyse onda kalır |
| Ev İçi Emek | Ekonomik değer olarak korunur (dolaylı katkı) | Değerlendirilmez, korunmasızdır |
| Borç Sorumluluğu | Eşler şahsen sorumludur (Tasfiyede borç düşülür) | Eşler borçlardan tamamen bağımsızdır |
| Tasarruf Hakkı | Serbest (Ancak aile konutu ve eklenecek değer sınırları var) | Tamamen serbest |
| Miras Hakkı | Sağ kalan eş hem miras payı hem katılma alacağı alır | Sadece miras payı alır |
6. Karmaşık Malvarlığı Kalemleri ve Güncel Sorunlar
6.1. Şirket Hisseleri ve Değerleme Problemi
Eşlerden birinin şirket ortağı olması durumunda, şirket hissesinin değeri büyük tartışma konusudur. Vergi Usul Kanunu'na göre bilançoda görülen "defter değeri" (nominal değer) genellikle şirketin gerçek piyasa değerini yansıtmaz.
Yargıtay, bu tür durumlarda şirketin "gerçek piyasa rayiç değerinin" (marka değeri, müşteri portföyü, know-how, gelecek projeksiyonları dahil) uzman bilirkişilerce hesaplanmasını şart koşmaktadır. Eğer şirket kâr dağıtmamış ve kârı sermayeye eklemişse, bu kâr payları (temettüler) yasa gereği "edinilmiş mal" (kişisel malın geliri) olduğu için, sermaye artışına isabet eden pay üzerinde diğer eşin hakkı doğar.
6.2. Kripto Varlıklar (Dijital Cüzdanlar)
2024 ve sonrası hukuk pratiğinde en zorlu alanlardan biri kripto varlıklardır. Yargıtay ve doktrin, kripto paraların "ekonomik değeri haiz menkul kıymet/emtia" benzeri varlıklar olduğu ve tasfiyeye konu edilebileceği görüşündedir. Ancak tespit sorunu (soğuk cüzdanlar, yurt dışı borsalar) yaşanmaktadır. Mahkemeler, Türkiye'de faaliyet gösteren borsalara (Paribu, BtcTurk vb.) müzekkere yazarak varlık sorgusu yapabilmektedir. Kripto varlığın edinilme tarihi (evlilik içi mi öncesi mi) ve kaynağı (maaşla mı mirasla mı alındı) tespit edilerek tasfiyeye dahil edilir.
7. Yargılama Usulü, İspat ve Zamanaşımı
7.1. Görevli Mahkeme ve Bekletici Mesele
Mal rejiminden kaynaklı davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Ancak mal rejimi davasının görülebilmesi için mal rejiminin hukuken sona ermesi gerekir. Boşanma davası devam ederken mal rejimi davası açılabilir, fakat mahkeme boşanma davasının sonucunu ve kesinleşmesini "bekletici mesele" (prejudicial question) yapmak zorundadır. Boşanma reddedilirse veya eşler barışırsa, mal paylaşımı davası konusuz kalır.
7.2. Zamanaşımı Süreleri
Katılma alacağı davalarında zamanaşımı süresi, mal rejiminin sona erdiği tarihten (boşanmanın kesinleşmesi veya ölüm) itibaren 10 yıldır (TBK m. 146). Katkı payı ve değer artış payı alacaklarında da aynı süre uygulanır.
8. Ölüm Halinde Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Miras İlişkisi
Eşlerden birinin ölümü halinde, sağ kalan eşin hakları iki ayrı hukuk disiplininin konusunu oluşturur ve iki aşamalı bir hesaplama yapılır:
- Mal Rejimi Tasfiyesi (Aile Hukuku): Önce, sanki boşanmışlar gibi mal rejimi tasfiye edilir. Sağ kalan eş, katılma alacağını (edinilmiş malların yarısını) tereke borcu olarak alır. Bu miktar, miras paylaşımından önce terekeden (net mirastan) düşülür.
- Miras Paylaşımı (Miras Hukuku): Kalan net tereke üzerinden, sağ kalan eş mirasçı sıfatıyla yasal miras payını alır (çocuklarla birlikte mirasçı ise 1/4).
9. Sonuç ve Öneriler
Türk hukukunda mal rejimleri, sadece bir mal paylaşım tekniği değil, evlilik birliğinin ekonomik anayasasıdır. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi, teorik olarak adil ve eşitlikçi olsa da, tasfiye sürecinin uzunluğu (3-5 yıl), ispat zorlukları ve hesaplama karmaşıklığı nedeniyle uygulamada ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir.
Bu bağlamda:
- Ticari Risk Taşıyanlar: İflas ve haciz risklerini aile malvarlığından uzak tutmak isteyen çiftlerin, evlilik öncesi veya sırasında noter huzurunda Mal Ayrılığı Sözleşmesi yapmaları hukuki bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.
- Standart Gelir Grubu: Emeğe dayalı gelir elde eden ve evlilik birliğini ortak bir yaşam projesi olarak gören çiftler için yasal rejim (edinilmiş mallara katılma), en güçlü sosyal güvencedir.
Bireylerin, evlenirken "romantik" düşüncelerle ihmal ettikleri bu konuyu, profesyonel hukuki destek alarak ve gelecekteki olası senaryoları (boşanma, ölüm, iflas) gözeterek bir "Mal Rejimi Sözleşmesi" ile düzenlemeleri, ileride yaşanacak telafisi imkansız maddi ve manevi kayıpların önüne geçecektir.
Sık Sorulan Sorular
Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) ne zaman yapılabilir?
Evlenmeden önce (nişanlılık döneminde), evlenme anında (nikah memuruna bildirimle) veya evlilik süresince herhangi bir zamanda noterde yapılabilir.
Mal ayrılığı rejiminde eşimin mallarından hiç hak alamaz mıyım?
Kural olarak hayır. Ancak somut maddi katkınızı (para, ziynet, emek) ispatlarsanız, katkı payı alacağı talep edebilirsiniz. Bu oran otomatik %50 değil, ispatlanan katkı oranı kadardır.
Miras kalan ev boşanmada paylaşılır mı?
Hayır. Miras kalan ev kişisel maldır ve paylaşıma konu olmaz. Ancak bu evin kira geliri "edinilmiş mal" sayılır ve bu gelirin yarısı diğer eşe aittir.
Evlilik öncesi aldığım araba paylaşıma girer mi?
Hayır. 01.01.2002'den ve evlilik tarihinden önce edinilen mallar kişisel maldır.
Aile Hukuku Danışmanlığı
Mal rejimi sözleşmesi, boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı konularında uzman avukatlarımızla görüşün.
Ücretsiz Danışmanlık AlınYasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut uyuşmazlıklarda mutlaka uzman bir avukata danışınız.
