SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU
İşveren Kusuru ve SGK Rücu Davası 2026: %100 Kusur, Kaçınılmazlık ve Aktüeryal Hesaplama
1. Giriş: Sosyal Güvenlik Sisteminde Rücu Hakkının Temeli
Sosyal güvenlik sistemi, özü itibarıyla bireylerin karşılaşabileceği mesleki (iş kazası, meslek hastalığı) ve sosyal risklerin finansmanını topluma yayarak güvence altına almayı hedefler. Ancak bu "riskin sosyalleştirilmesi" ilkesi, zarara sebep olan failin sorumluluktan kurtulması anlamına gelmemektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi, bu davaların hukuki temelini oluşturur.
Devlet, sosyal devlet ilkesi gereği (Anayasa m. 60) kazaya uğrayan sigortalıya derhal sağlık yardımı yapar ve gelir bağlar. Ancak, bu yardımların finansmanı tüm toplumun (prim ödeyenlerin) sırtına yüklenemez. Eğer kaza, bir işverenin ihmali, kastı veya suç teşkil eden bir eylemi sonucu meydana gelmişse, "kirleten öder" prensibinin hukuktaki karşılığı olan rücu mekanizması devreye girer.
Rücu davası, SGK'nın sigortalıya yaptığı ödemeler nedeniyle uğradığı kurum zararını, olayın sorumlularından (işveren, üçüncü kişiler) talep etmesi sürecidir. Bu davalar genellikle İş Mahkemelerinde görülür ve yargılama süreçleri oldukça teknik bir nitelik taşır.
2. İşverenin Kusur Sorumluluğunun Anatomisi (5510 m. 21)
5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası, işverenin sorumluluğunu iki temel olguya dayandırmaktadır: Kast ve Sigortalıların Sağlığını Koruma ve İş Güvenliği Mevzuatına Aykırı Hareket.
2.1. İşverenin Kastı
Kanun koyucu "kasıt" kavramını kullanırken, işverenin sonucun meydana gelmesini bilerek ve isteyerek hareket etmesini (doğrudan kasıt) veya sonucu öngörmesine rağmen "olursa olsun" diyerek hareketsiz kalmasını (olası kasıt) kastetmektedir. Uygulamada, işverenin bir işçiyi kasten yaralaması veya öldürmesi nadir görülen bir durumdur. Ancak, maliyetten kaçınmak için hayati önlemleri (örneğin maden ocağında gaz sensörü takmamak) bilinçli olarak almamak, bazı yargı kararlarında olası kast sınırlarında değerlendirilebilmektedir.
2.2. İş Güvenliği Mevzuatına Aykırı Hareket (İhmal)
Rücu davalarının %99'unu oluşturan bu başlık, işverenin İş Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesini ifade eder. Yargıtay, sadece yazılı yönetmeliklere (örneğin Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği) uyulmamasını değil, bilimin ve tekniğin gerektirdiği, yazılı olmayan ancak işin doğası gereği alınması gereken tedbirlerin alınmamasını da mevzuata aykırılık olarak değerlendirmektedir.
Örnek: Bir makinenin kullanım kılavuzunda yazan ancak yönetmelikte açıkça belirtilmeyen bir bakımın yapılmaması sonucu kaza meydana gelirse, işveren "gerekli her türlü tedbiri alma" yükümlülüğünü (6331 s.K. m. 4) ihlal etmiş sayılır ve 21. madde uyarınca sorumlu tutulur.
2.3. İlliyet Bağı: Sorumluluğun Olmazsa Olmazı
İşverenin kusurlu bir eylemi veya ihmali olsa dahi, bu eylem ile meydana gelen kaza arasında uygun illiyet bağı yoksa rücu sorumluluğu doğmaz.
Senaryo: İşveren, işyerinde baret dağıtmamıştır (Kusur var). Ancak işçi, kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Baret takmamanın kalp krizine bir etkisi olmadığı için, işverenin baret konusundaki %100 kusuru, ölüm olayı ile illiyet bağına sahip değildir. Bu durumda SGK, ölüm gelirini işverene rücu edemez. Ancak, işçi kalp krizi geçirip düşerken başını çarparak ölseydi, illiyet bağı tartışmalı hale gelir ve adli tıp raporu belirleyici olurdu.
3. Kaçak (Sigortasız) İşçi Çalıştırma: Kusursuz Sorumluluk (5510 m. 23)
5510 sayılı Kanun, kayıt dışı istihdamla mücadele amacıyla çok sert bir yaptırım öngörmüştür. Kanun'un 23. maddesi uyarınca, sigortalı bildiriminin süresinde yapılmadığı (kaçak işçi çalıştırıldığı) durumlarda meydana gelen iş kazalarında, işverenin kusuru olup olmadığına bakılmaksızın Kurumun yaptığı tüm masraflar işverene rücu edilir.
Bu durumda rücu davası, kusur oranına göre değil, salt "bildirim yükümlülüğünün ihlali" olgusuna dayanır.
| Durum | İşveren Kusuru | SGK Rücu Miktarı |
|---|---|---|
| Normal Durum (Md. 21) | %50 | 100.000 TL'nin 50.000 TL'si |
| Kaçak İşçi (Md. 23) | %0 (Yıldırım düşmesi bile) | 100.000 TL'nin TAMAMI |
Kanun Koyucunun Mantığı: "Eğer bu işçiyi bildirseydin, prim ödeyecektin ve risk havuza dahil olacaktı. Bildirmediğin için riskin tamamını sen üstlenmelisin."
4. İşverenin %100 Kusurlu Sayıldığı Durumlar
Mahkemeler ve bilirkişiler, işvereni hangi durumlarda tam (asli ve tek) kusurlu bulmaktadır? Bu karar verilirken, işverenin "otorite" konumu ve işyerindeki "hakimiyet alanı" esas alınır. İşçinin inisiyatifinin olmadığı veya işçinin hatasının işverenin organize ettiği riskin yanında ihmal edilebilir kaldığı durumlarda %100 kusur verilir.
4.1. Toplu Koruma Önlemlerinin Alınmaması
İSG hiyerarşisinde toplu koruma (korkuluk, havalandırma sistemi, sensörler), kişisel korumadan (baret, kemer) önce gelir. Eğer işveren, yüksekte çalışılan bir inşaatta düşmeyi önleyici platform veya korkuluk yapmamışsa, işçiye emniyet kemeri vermiş olsa dahi %100 kusurlu sayılabilir. Çünkü kemer takmak işçinin inisiyatifine bağlıdır, oysa korkuluk işçiyi inisiyatifi dışında korur.
Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin kararlarına göre, teknolojinin elverdiği toplu koruma önlemlerinin maliyet gerekçesiyle alınmaması, işverenin tam kusurlu sayılması için yeterli sebeptir.
4.2. Denetim ve Gözetim Eksikliğinin Mutlaklığı
İşveren sadece KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) vermekle yetinemez. Bunların kullanılıp kullanılmadığını sürekli denetlemek zorundadır. Bir işyerinde işçilerin %80'i maskesiz çalışıyorsa ve bu durum bir "işyeri alışkanlığı" haline gelmişse, meslek hastalığı durumunda işveren %100 kusurludur. "Ben maskeyi verdim, takmamış" savunması, etkin bir denetim mekanizmasının (tutanak, uyarı, disiplin cezası) işletildiğinin ispatlanamaması halinde geçersizdir.
4.3. Eğitimsiz ve Sertifikasız Personel Çalıştırma
Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde (vinç operatörlüğü, elektrik işleri, kaynakçılık), mesleki yeterlilik belgesi olmayan personelin çalıştırılması sonucu kaza meydana gelirse, işveren doğrudan %100 kusurlu bulunur. Burada işçinin hatası (yanlış düğmeye basmak gibi) tali kusur olarak bile görülmeyebilir, çünkü o işçinin o makinenin başında hiç olmaması gerekmektedir.
5. Kaçınılmazlık İlkesi ve %60-40 Formülü
Kaçınılmazlık (beklenmeyen hal), 5510 sayılı Kanun uygulamasında işverenin sorumluluğunu kaldıran veya azaltan en önemli savunma aracıdır. Ancak kaçınılmazlık ile %100 kusur birbirini dışlayan kavramlardır.
5.1. Kaçınılmazlık Tanımı ve Sınırları
Yargıtay'a göre kaçınılmazlık; "Mevcut bilimsel ve teknik verilere göre alınabilecek tüm önlemler alınmış olmasına rağmen, olayın meydana gelmesinin engellenememesi" durumudur. Bir olaya kaçınılmaz diyebilmek için, işverenin en küçük bir ihmalinin dahi olmaması gerekir.
- Örnek: Tüm bakımları yapılmış, metal yorgunluğu testlerinden geçmiş bir vincin halatının, teknik kapasitesinin altında bir yükte kopması "kaçınılmaz" olabilir.
- Zıt Örnek: Ancak vincin periyodik bakımı 1 gün bile geciktirilmişse, halat koptuğunda olay kaçınılmazlık değil, işveren kusuru olarak nitelendirilir.
5.2. Nimet-Külfet Dengesi: %60-40 Kuralı
Eğer bilirkişi heyeti, olayın %100 kaçınılmaz olduğuna (hem işveren hem işçi kusursuz) kanaat getirirse, Yargıtay "Nimet-Külfet Dengesi" gereği sorumluluğu paylaştırır:
- İşveren (%60): İşi organize eden, kar elde eden ve riski yaratan taraf olduğu için sorumluluğun ağır kısmını yüklenir.
- Sigortalı (%40): Riskin gerçekleştiği taraf olarak daha az pay alır.
Bu oranlama, rücu davalarında çok kritiktir. Çünkü SGK, kaçınılmazlık durumunda yaptığı masrafların sadece %60'ını işverenden isteyebilir. İşveren vekillerinin savunmalarını genellikle "olayın kaçınılmaz olduğu" üzerine kurmalarının sebebi, sorumluluğu %100'den %60'a (hatta işçinin kusuru varsa daha da aşağıya) çekebilmektir.
Yargıtay Kararı: Yargıtay 21. HD, 2016/115 E., 2017/2948 K. sayılı kararında; kaçınılmazlığın %100 etkili olduğu bir kazada, hakkaniyet gereği işverene %60 sorumluluk yüklenmesi gerektiğini açıkça hüküm altına almıştır.
6. Aktüeryal Hesaplamalar ve Rücu Edilebilir Tutarın Tespiti
Rücu davasının kalbi, teknik hesaplamaların yapıldığı aktüerya aşamasıdır. Hakim, "kim ne kadar kusurlu" sorusunu çözdükten sonra, "kim ne kadar ödeyecek" sorusuna bilirkişi raporu ile cevap arar.
6.1. SGK Masraf Kalemleri
- Sağlık Harcamaları: Hastane, ameliyat, ilaç, protez masrafları.
- Geçici İş Göremezlik Ödeneği: İşçinin istirahatli olduğu dönemde ödenen günlük ödenek.
- Sürekli İş Göremezlik Geliri: Maluliyet oranı %10 ve üzeri ise bağlanan aylık gelir.
- Ölüm Aylığı: İşçinin vefatı halinde hak sahiplerine (eş, çocuk, anne-baba) bağlanan gelir.
- Cenaze Yardımı: Ölüm halinde yapılan tek seferlik ödeme.
6.2. Peşin Sermaye Değeri (PSD) Hesabı
SGK, sigortalıya veya hak sahiplerine "ömür boyu" gelir bağladığında, bu gelirin toplam değerini tek seferde rücu etmek için "İlk Peşin Sermaye Değeri" hesaplar. Bu hesap, sigortalının veya hak sahiplerinin muhtemel ömrünü, gelir miktarını ve teknik faiz oranını dikkate alır. Rücu davalarında SGK, bu PSD'nin işveren kusur oranına tekabül eden kısmını talep eder.
7. Halefiyet İlkesi ve Tavan Sorunu
Anayasa Mahkemesi'nin 2006/111 E. ve 2006/112 K. sayılı kararları ile başlayan süreçte, Kurumun rücu hakkının, sigortalının işverenden talep edebileceği tazminat miktarı ile sınırlandırılması gerektiği vurgulanmıştır.
5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi yazılırken bu içtihatlar dikkate alınmış ve rücu hakkı, "sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere" ifadesiyle net bir tavan altına alınmıştır. Bu düzenleme, Kurumun sebepsiz zenginleşmesini önlemeyi ve işveren ile sigortalı arasındaki tazminat ilişkisini halefiyet prensibiyle uyumlu hale getirmeyi amaçlamaktadır.
Pratik Sonuç: İşveren, rücu davasında şunu savunabilir: "Sigortalının benden talep edebileceği tazminat milyar olsa bile, SGK'nın rücu talebi bu miktarı aşamaz." Bu savunma için işverenin, sigortalıya karşı açılan tazminat davasındaki sonucu veya hesaplamaları delil olarak sunması gerekir.
8. Rücu Davalarında Zamanaşımı
SGK'nın rücu davası açma hakkı, belirli zamanaşımı sürelerine tabidir. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca:
- Genel Kural: Kurum alacakları, ödeme tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
- Rücu Davalarında Özel Durum: Ancak Yargıtay, rücu davalarında zamanaşımının başlangıcını "sigorta olayının gerçekleştiği tarih" veya "Kurumun ödeme yaptığı tarih" olarak farklı yorumlayabilmektedir.
- Kesinleşen Gelirler: Sürekli iş göremezlik ve ölüm gelirlerinde, her yeni ödeme ayrı bir alacak doğurduğundan zamanaşımı tartışmalı hale gelebilir.
Uyarı: İşverenler, SGK'dan gelen rücu taleplerine karşı zamanaşımı def'ini ileri sürebilir. Bu savunma, dava açıldıktan sonra ilk cevap dilekçesinde yapılmalıdır. Aksi halde hakim zamanaşımını resen gözetemez.
9. İşveren İçin Savunma Stratejileri
SGK rücu davasına muhatap olan işveren, aşağıdaki savunma hatlarını değerlendirebilir:
9.1. Kusur Oranına İtiraz
SGK genellikle işvereni yüksek kusur oranlarıyla dava eder. İşveren, iş güvenliği uzmanı, teknik bilirkişi ve ceza dosyası delilleriyle kusur oranının düşürülmesini talep edebilir. Özellikle işçinin kusuru (talimat dışı davranış, güvenlik ekipmanı kullanmama) varsa bu savunma kritik önemdedir.
9.2. Kaçınılmazlık Savunması
Olayın tamamen öngörülemez ve önlenemez olduğu (deprem, ani makine arızası) ispatlanabilirse, işverenin sorumluluğu %60'a düşürülebilir. Ancak bu savunma için işverenin "en küçük bir ihmali" bile olmamalıdır.
9.3. Halefiyet Tavanı Savunması
İşveren, sigortalının kendisinden talep edebileceği tazminatın, SGK'nın talep ettiği miktardan düşük olduğunu ispatlayarak, rücu talebinin indirilmesini sağlayabilir.
9.4. İlliyet Bağı Yokluğu
İşverenin ihmalinin kazayla doğrudan bağlantısı olmadığı durumlarda (örneğin, baret eksikliği ancak kalp krizi nedeniyle ölüm), illiyet bağı yokluğu savunması yapılabilir.
10. Pratik Rücu Hesaplama Örneği
35 yaşında, net 12.000 TL maaşlı bir erkek işçinin iş kazası sonucu vefat ettiğini ve işverenin %70 kusurlu bulunduğunu varsayalım:
| SGK Masraf Kalemi | Tutar (TL) |
|---|---|
| Sağlık Harcamaları | 85.000 |
| Cenaze Yardımı | 15.000 |
| Eş Ölüm Aylığı PSD | 850.000 |
| Çocuklar Ölüm Aylığı PSD | 420.000 |
| Toplam SGK Zararı | 1.370.000 |
| İşverenden Talep Edilecek (%70) | 959.000 |
Not: Gerçek hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz oranları kullanılarak aktüeryal hesap yapılır. Bu örnek sadece kavramsal anlatım amaçlıdır.
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
11.1. SGK'nın rücu davası sigortalının tazminat davasından bağımsız mı?
Evet ve hayır. Her iki dava bağımsız yürütülür ancak halefiyet ilkesi gereği SGK, sigortalının işverenden isteyebileceğinden fazlasını talep edemez. Bu nedenle iki dava arasında koordinasyon önemlidir. Yargıtay, işverenden alınan tazminat ile SGK'nın rücu talebi arasında denkleme dikkat edilmesini emretmektedir.
11.2. Kaçak işçi çalıştırdım, SGK dava açarsa ne yapmalıyım?
Maalesef bu durumda kusursuz sorumluluk geçerlidir. İşverenin tek şansı, olayın "iş kazası" tanımına girmediğini ispat etmektir (örneğin, işçinin işyeri dışında, iş saatleri dışında ve görevle ilgisiz bir şekilde yaralanması). Aksi halde SGK masraflarının tamamını ödeme riski vardır.
11.3. SGK benden yüksek tutar istiyor, müzakere yapabilir miyim?
SGK ile sulh görüşmesi yapılabilir ancak Kurum genellikle indirim yapmakta isteksizdir. Dava sürecinde, bilirkişi raporlarıyla kusur oranının düşürülmesi daha etkili bir stratejidir. Özellikle işçi kusuru veya kaçınılmazlık savunması değerlendirilmelidir.
11.4. Rücu davası kaybedersem, sigortalıya da ayrıca tazminat ödemeli miyim?
SGK'ya rücu ödemesi ve sigortalıya tazminat ödemesi ayrı kalemlerdir. Ancak sigortalıya ödenecek tazminat hesaplanırken, SGK tarafından bağlanan gelirin PSD'si düşülür. Dolayısıyla "mükerrer ödeme" riski genellikle yoktur, ancak hesaplamaların dikkatli yapılması gerekir.
11.5. Alt işveren (taşeron) iş kazasında asıl işveren neden sorumlu tutuluyor?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, asıl işveren ile alt işveren müteselsilen sorumludur. Bu düzenleme, işçi sağlığının korunması amacıyla getirilmiştir. Asıl işveren, taşeron firmanın iş güvenliği önlemlerini denetlemekle yükümlüdür. SGK, rücu davasını hem asıl hem alt işverene açabilir veya sadece birine açıp, diğerine rücu edilmesini isteyebilir.
11.6. İş güvenliği uzmanım var, yine de sorumlu tutulabilir miyim?
Evet. İş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi istihdamı, işvereni sorumluluktan kurtarmaz. 6331 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca "nihai sorumluluk işverendedir". Uzman veya hekimin kusuru varsa, işveren bunlara rücu edebilir, ancak önce SGK'ya karşı sorumluluğu vardır.
11.7. Periyodik bakımları dışarıdan aldım, kaza olursa kim sorumlu?
İşveren yine birincil sorumludur. Bakım firmasının kusuru varsa, işveren ödediği tazminatı bakım firmasına rücu edebilir. Ancak bu "iç rücu" davası ayrı bir süreçtir ve bakım sözleşmesinin şartlarına bağlıdır. SGK rücu davasında işveren doğrudan muhataptır.
11.8. PSD nedir ve nasıl hesaplanır?
İlk Peşin Sermaye Değeri (PSD), SGK'nın sigortalıya veya hak sahiplerine "ömür boyu" bağladığı gelirin tek seferlik değeridir. Aktüeryal hesaplama yapılır: Sigortalının muhtemel ömrü (TRH 2010 tablosu), gelir miktarı ve teknik faiz oranı (%1.8) dikkate alınarak hesaplanır. PSD, genellikle bağlanan aylık gelirin 150-250 katı civarındadır.
12. Sonuç ve İşverenler İçin Kritik Uyarılar
SGK rücu davaları, işverenler için ciddi mali yükler doğurabilen ve özenli bir savunma stratejisi gerektiren teknik davalardır.
- Kaçak İşçi Riski: Sigortasız işçi çalıştırmak, kusursuz sorumluluk anlamına gelir. Yıldırım bile çarpsa tüm masraf işverenin sırtındadır.
- Toplu Koruma Öncelikli: Bariyerler, korkuluklar, sensörler kişisel koruyucudan önce gelir. Bunların yokluğu %100 kusur getirir.
- Denetim Mekanizması: KKD vermek yetmez, kullanım denetimi ve tutanak sistemi kurulmalıdır.
- Kaçınılmazlık Savunması: İşveren vekilleri savunmalarını "olayın kaçınılmaz olduğu" üzerine kurarak sorumluluğu %100'den %60'a çekebilir.
- Halefiyet Tavanı: SGK'nın talep edebileceği miktar, sigortalının işverenden talep edebileceği tazminatla sınırlıdır.
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. SGK rücu davaları teknik hesaplamalar ve kusur değerlendirmesi içerir. Hak kaybı yaşamamak için bir iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku avukatına danışmanız önerilir.
