Aldem Law Logo
Aile Hukuku Boşanma Davası Rehberi 2026: Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Süreci

Boşanma Davası Rehberi 2026: Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanma Süreci

2026-02-10 35 dk okuma

Evlilik birliğinin sona erdirilmesi, hukuki, mali ve psikolojik boyutları olan karmaşık bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanmayı sadece eşlerin ayrılması olarak değil, çocukların velayeti, malların paylaşımı ve tarafların gelecekteki ekonomik durumlarının düzenlenmesi olarak ele alır. 2026 yılı itibarıyla değişen ekonomik koşullar, nafaka miktarlarını ve tazminat taleplerini doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamlı rehberde, bir boşanma davasının A’dan Z’ye tüm aşamalarını, Yargıtay’ın en güncel içtihatları ışığında inceleyeceğiz.

1. Boşanma Sebepleri ve Hukuki Çerçeve

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olarak ikiye ayrılır. Davanın hangi sebebe dayandırılarak açıldığı, ispat yükünü, davanın süresini ve sonucunu doğrudan etkiler. Yanlış sebebe dayanmak, haklı olsanız bile davanın reddedilmesine yol açabilir.

1.1. Özel Boşanma Sebepleri (Mutlak Boşanma Sebepleri)

Özel boşanma sebeplerinde, eylemin ispatlanması boşanma kararı verilmesi için yeterlidir. Hakimin "evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını" ayrıca araştırmasına gerek yoktur. Bu sebepler şunlardır:

  • Zina (TMK m. 161): Eşlerden birinin sadakatsizliği, cinsel ilişki boyutuna varmışsa zina sayılır. Zina, mutlak ve en ağır boşanma nedenidir. İspatlandığı takdirde hakim boşanmaya karar verir. Ayrıca zina nedeniyle boşanmada, kusurlu eşin "artık değer" üzerindeki payı (mal paylaşımı) hakim tarafından yarı yarıya azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Zina davası, eylemin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde 5 yıl içinde açılmalıdır (Hak düşürücü süre).
  • Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele (TMK m. 162): Eşin canına kastetmek (öldürmeye teşebbüs, intihara yönlendirme) veya ona eziyet etmek (ağır şiddet, işkence benzeri muamele). Bu sebeple açılan davalarda da af söz konusu olursa dava hakkı düşer.
  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m. 163): Eşin yüz kızartıcı bir suç işlemesi (örn: hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti) veya toplumun ahlak anlayışına aykırı yaşaması (örn: randevuevi işletmek). Bu durumun diğer eş için yaşamı çekilmez kılması gerekir.
  • Terk (TMK m. 164): Eşin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi veya diğer eşi konuta almaması. Terk nedeniyle dava açabilmek için; terk süresinin en az 6 ay sürmüş olması, 4. ayın sonunda noter veya mahkeme kanalıyla usulüne uygun "eve dön ihtarı" çekilmesi ve ihtara rağmen 2 ay içinde dönülmemesi şarttır.
  • Akıl Hastalığı (TMK m. 165): Eşin iyileşmesi imkansız bir akıl hastalığına tutulması ve bu durumun ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılması. Sağlık kurulu raporu ile tespit edilmelidir. Depresyon veya panik atak bu kapsama girmez; şizofreni, paranoid bozukluk gibi ağır durumlar aranır.

1.2. Genel Boşanma Sebebi: Şiddetli Geçimsizlik (TMK m. 166)

Uygulamada en sık karşılaşılan boşanma nedenidir. "Evlilik birliğinin temelinden sarsılması" olarak ifade edilir. Eşler arasında fikir ayrılığı, mizaç uyuşmazlığı, cinsel uyumsuzluk, şiddet, hakaret, aşağılama, güven sarsıcı davranışlar, ailesine karşı ilgisizlik, eve geç gelme, kumar oynama gibi binlerce farklı neden bu kapsamda değerlendirilebilir.

Genel sebebe dayalı davalarda "kusur" araştırması hayati önem taşır. Türk hukukunda "kusursuz boşanma" (anlaşmalı hariç) yoktur. Tam kusurlu eş dava açarsa reddedilir. Örneğin, eşini aldatan ve şiddet uygulayan (tam kusurlu) koca dava açarsa, kadın bu davaya itiraz ederek "ben boşanmak istemiyorum" diyebilir ve dava reddedilir. Ancak davalı eş (kadın) da boşanmayı kabul ederse veya az da olsa kusurluysa boşanma gerçekleşir.

2. Anlaşmalı Boşanma Davası (Tek Celsede Boşanma)

Eşlerin boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları üzerinde (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı) özgür iradeleriyle uzlaşarak evliliği sonlandırmalarıdır. En hızlı, en az maliyetli ve tarafları en az yıpratan yöntemdir. Genellikle 1-2 ay içinde, hatta bazen tek celsede sonuçlanır.

2.1. Anlaşmalı Boşanma Şartları

  • Süre Şartı: Resmi nikah tarihinden itibaren evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. 1 yıl dolmadan anlaşmalı boşanma davası açılamaz; açılırsa çekişmeliye döner.
  • Birlikte Başvuru: Eşler birlikte dava açmalı veya bir eşin açtığı davayı diğeri duruşmada kabul etmelidir.
  • Hakim Huzurunda Beyan: Taraflar duruşmaya bizzat katılmak zorundadır. Avukatla temsil edilseler bile, hakim tarafların gözüne bakarak "boşanmak istiyor musunuz, protokoldeki imza size mi ait?" diye sorar. Bu, irade denetimi için şarttır.
  • Protokolün Mahkemece Onayı: Tarafların hazırladığı "Anlaşmalı Boşanma Protokolü" hakim tarafından uygun bulunmalıdır. Hakim, özellikle çocukların velayeti ve menfaatleri konusunda müdahalede bulunabilir. Hakimin yaptığı değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanma gerçekleşir.

2.2. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Protokol, davanın anayasasıdır. Eksik veya hatalı protokoller, boşanma sonrasında yıllarca sürecek yeni davalara (ek mal paylaşımı, nafaka artırımı vb.) yol açabilir. Protokolde muğlak ifadelerden kaçınılmalı, her şey net ve icra edilebilir (uygulanabilir) şekilde yazılmalıdır.

Protokolde Olmazsa Olmazlar:

  • Velayet Düzenlemesi: Çocukların kimde kalacağı açıkça belirtilmelidir. "Ortak Velayet" de mümkündür ancak detayları iyi yazılmalıdır.
  • Kişisel İlişki: Velayeti almayan tarafın çocukla görüşme günleri ve saatleri. (Örn: Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi 10:00'dan Pazar 17:00'ye kadar, dini bayramların 2. günü, sömestr tatilinin ilk haftası vb.)
  • Nafaka Miktarları: İştirak nafakası (çocuk için) ve yoksulluk nafakası (eş için) ayrı ayrı belirtilmelidir. "Aylık toplam 10.000 TL" demek yerine "Çocuk için 5.000 TL, Eş için 5.000 TL" denilmelidir. Ayrıca yıllık artış oranı (Örn: TÜFE oranında veya ÜFE oranında) mutlaka yazılmalıdır. Yazılmazsa her yıl nafaka artış davası açmak gerekir.
  • Tazminat ve Feragat: Taraflar birbirlerinden maddi/manevi tazminat istiyorlar mı? İstemiyorlarsa "Taraflar karşılıklı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat etmişlerdir" ibaresi mutlaka yer almalıdır. Aksi halde boşanmadan sonra 1 yıl içinde tazminat davası açılabilir.
  • Mal Paylaşımı ve Ziynetler: Ev, araba, bankadaki para, ev eşyaları ve düğün takıları (ziynet) tek tek sayılmalı ve kime kalacağı belirtilmelidir. "Tarafların birbirinden mal rejimi kaynaklı alacağı yoktur" maddesi, gelecekteki mal davalarını engeller.

3. Çekişmeli Boşanma Süreci ve Detayları

Tarafların boşanma konusunda veya boşanmanın ferileri (sonuçları) konusunda anlaşamadığı dava türüdür. Biri boşanmak isterken diğeri istemiyorsa, ya da ikisi de boşanmak isteyip tazminat/velayet konusunda kavga ediyorlarsa dava çekişmeli görülür. Ortalama 1.5 - 3 yıl (ilk derece mahkemesi) sürer. İstinaf ve Yargıtay aşamalarıyla 4-5 yılı bulabilir.

3.1. Dava Aşamaları (HMK Süreci)

  1. Dilekçeler Aşaması (Yaklaşık 3-5 Ay): Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Davalı 2 hafta içinde cevap dilekçesi verir. Davacı buna karşı cevaba cevap, davalı ise ikinci cevap dilekçesi verir. Dilekçeler teatisi tamamlanmadan duruşma günü verilmez.
  2. Ön İnceleme Duruşması: Hakimin tarafları sulhe davet ettiği, uyuşmazlık konularını tek tek tutanağa geçirdiği ve delillerin sunulması için süre verdiği duruşmadır. Bu duruşmaya mazeretsiz katılmamak hak kaybına yol açar.
  3. Tahkikat (Delillerin Toplanması): En uzun aşamadır. Tanıklar dinlenir (her taraf için genellikle 2-3 tanık), bilirkişi raporları alınır, pedogog raporu (SİR) hazırlanır, tapu ve banka kayıtları celbedilir, ekonomik sosyal durum araştırması (kolluk marifetiyle) yapılır.
  4. Sözlü Yargılama: Tahkikat bittikten sonra taraflara son sözleri sorulur.
  5. Karar (Hüküm): Hakim boşanmaya (veya reddine) ve ferilerine karar verir. Gerekçeli karar 1 ay içinde yazılır.

3.2. Boşanmada İspat ve Deliller

Hukuk davalarında "iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir". Çekişmeli boşanmada sadece "anlaşamıyoruz" demek yetmez, nedenlerini ve karşı tarafın kusurunu ispatlamak gerekir. Hukuka uygun her türlü delil kullanılabilir:

  • Tanık Beyanları: En önemli delildir. Aile üyeleri, komşular, arkadaşlar, iş arkadaşları tanık olabilir. "Duyuma dayalı" değil, "görgüye dayalı" tanıklık (örneğin "kavga ettiklerini gördüm", "hakaret ettiğini duydum") değerlidir.
  • Otel Kayıtları ve Seyahat Biletleri: Aldatma (zina) iddialarında sıkça kullanılır.
  • Banka Hesap Hareketleri ve Kredi Kartı Ekstreleri: Ekonomik şiddet (eve para vermeme) veya mal kaçırma iddialarında delildir.
  • Fotoğraflar ve Videolar: Hukuka uygun elde edilmiş olmalıdır.
  • Mesajlaşmalar ve Sosyal Medya: WhatsApp yazışmaları, SMS, Instagram DM'leri, Facebook yorumları delil olabilir. Ancak bunların ekran görüntüsü alınması bazen yeterli olmaz, bilirkişi incelemesi gerekebilir.
  • Yasal Olmayan Delillere Dikkat: Casus yazılım (casus program) ile elde edilen veriler, eşin telefonuna gizlice yüklenen takip programları, eve gizli kamera veya ses kayıt cihazı yerleştirerek elde edilen kayıtlar "hukuka aykırı delil" sayılır (CK m. 20/2, HMK m. 189/2). Mahkeme bu delilleri hükme esas almaz. Ayrıca bu delilleri sunan kişi hakkında TCK kapsamında "Özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "Haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçlarından 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılabilir. Ancak Yargıtay, "ani gelişen durumlarda" (örneğin şiddet anında veya hakaret edilirken) alınan ses ve görüntü kayıtlarını, başkaca ispat imkanı yoksa delil kabul edebilmektedir.

4. Velayet, Nafaka ve Tazminat Hesaplamaları

4.1. Velayet Kime Verilir?

Velayet konusunda hakimin takdir yetkisi çok geniştir ve tek bir kriter vardır: "Çocuğun Üstün Yararı" (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi). Ebeveynin ekonomik durumu ikinci plandadır; çünkü ekonomik eksiklik nafaka ile giderilebilir. Asıl önemli olan çocuğun kimin yanında daha iyi bakılacağı, psikolojik ve bedensel gelişiminin kimde daha sağlıklı olacağıdır.

  • 0-3 Yaş (Anne Bakımına Muhtaç Dönem): Yargıtay içtihatlarına göre, annenin yaşam tarzı veya sağlığı çocuğa açıkça zarar vermediği sürece (örn: uyuşturucu bağımlılığı, ağır akıl hastalığı), bu yaş grubundaki çocuğun velayeti "tartışmasız" anneye verilir.
  • 3-7 Yaş (İdrak Çağı Öncesi): Annenin şefkatine ve ilgisine hala muhtaçtır. Genellikle anne tercih edilir.
  • İdrak Çağı (8 Yaş ve Üzeri): Çocuk artık olayları algılayabilir. Mahkeme uzman pedogog görevlendirir. Pedagog çocukla görüşür ve rapor hazırlar. Yargıtay, idrak çağındaki çocuğun tercihine "önemli ölçüde" değer verilmesini şart koşmaktadır. Çocuk "babamla kalmak istiyorum" derse ve babanın durumu uygunsa, velayet babaya verilebilir.
  • Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi: Mahkemeler zorunlu olmadıkça kardeşleri ayırmaz, aynı ebeveyne verir.

4.2. Nafaka Türleri ve Miktarları

  • Tedbir Nafakası: Dava açılır açılmaz talep edilebilir. Boşanma davası süresince, geçim sıkıntısı çeken eş ve çocuklar için bağlanır. Kusur durumu incelenmez. Kadın tam kusurlu olsa bile (zina hariç bazı durumlarda) dava süresince tedbir nafakası alabilir.
  • İştirak Nafakası: Dava bittikten sonra, velayeti almayan tarafın çocuğun bakım giderlerine (eğitim, sağlık, barınma, gıda) katılmasıdır. Çocuk 18 yaşına gelene kadar devam eder. Çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre her yıl artar.
  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafa ödenir. Şartları: 1) Talep eden tarafın kusuru, diğer taraftan daha ağır olmamalıdır (Eşit kusurda nafaka verilebilir). 2) Talep eden işsiz olmalı veya geliri yetersiz olmalıdır (Asgari ücretle çalışmak veya memur olmak yoksulluk nafakasını engellemez, miktarı etkiler). Yoksulluk nafakası kural olarak süresizdir. Ancak nafaka alacaklısı evlenirse, sigortalı işe girip yoksulluktan kurtulursa, haysiyetsiz hayat sürerse veya taraflardan biri ölürse nafaka kesilir.

4.3. Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmada tazminat, bir zenginleşme aracı değil, zararın tazmini niteliğindedir.

  • Maddi Tazminat (TMK m. 174/1): Mevcut veya beklenen menfaatlerin kaybı nedeniyle istenir. (Örn: Eşin sigortasından yararlanma hakkının bitmesi, mirasçılık sıfatının kaybı, evlilik içindeki statü kaybı). Kusursuz veya daha az kusurlu eş isteyebilir.
  • Manevi Tazminat (TMK m. 174/2): Boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi gerekir. Aldatma, fiziksel şiddet, hakaret, aşağılama, iftira, cinsel ilişkiye girmeme gibi durumlar manevi tazminat sebebidir. Miktar, tarafların ekonomik durumu ve kusurun ağırlığına göre hakim tarafından belirlenir.

5. Mal Paylaşımı (Mal Rejimi Tasfiyesi)

Boşanma davası ile mal paylaşımı davası ayrı davalardır. Genellikle birlikte açılırlar ancak mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesini bekler (bekletici mesele).

2002 sonrası evliliklerde yasal rejim "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"dir.

  • Kişisel Mallar (Paylaşılmaz): Evlilik öncesi edinilen mallar, miras yoluyla kalan mallar, karşılıksız kazanmalar (piyango vb.), manevi tazminat alacakları ve sadece kişisel kullanıma yarayan eşyalar (kıyafet, makyaj malzemesi vb.).
  • Edinilmiş Mallar (Yarı Yarıya Paylaşılır): Evlilik birliği içinde (01.01.2002 sonrası) çalışarak elde edilen gelirle alınan ev, araba, arsa, bankadaki birikimler, kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi vb. Tapunun kimin üzerine olduğunun önemi yoktur; diğer eşin bu mallarda %50 "Katılma Alacağı" hakkı vardır.
  • Değer Artış Payı Alacağı: Bir eş, diğer eşin mal edinmesine veya malının iyileştirilmesine (örn: tadilat) kendi kişisel malından (miras kalan parayla, evlenmeden önceki altınlarıyla vb.) katkıda bulunmuşsa, bu katkıyı faiziyle ve değer artışıyla geri isteyebilir.