AİLE HUKUKU
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlama Rehberi 2026
Giriş: Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Niteliği
Türk aile hukuku sistematiği içerisinde, evlilik birliğinin sona erdirilmesi yöntemleri arasında en hızlı, ekonomik ve taraflar açısından en az yıpratıcı olan yöntem, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "anlaşmalı boşanma" kurumudur.
Kanun koyucu, modern hukuk sistemlerindeki irade özerkliğinin bir yansıması olarak, eşlerin hür iradeleriyle evlilik birliğini sonlandırma konusunda mutabakata varmalarını, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğunun kesin bir karinesi olarak kabul etmiştir.
Anlaşmalı boşanma, teknik olarak çekişmeli yargıdan farklılaşan, ancak hakimin müdahale ve denetim yetkisinin en üst seviyede olduğu hibrid bir yapı arz eder. Bu sürecin omurgasını ise "Anlaşmalı Boşanma Protokolü" oluşturur.
Protokolün Önemi: Protokol, sadece bir boşanma beyanı değil; tarafların boşanma sonrası yeni hayatlarını, ekonomik geleceklerini ve çocuklarıyla olan ilişkilerini tanzim eden, mahkeme onayı ile ilam niteliği kazanan kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir.
Hukuk uygulayıcıları ve taraflar için bir "yol haritası" niteliği taşıyan bu protokolün hazırlanması, sanıldığından çok daha karmaşık bir hukuki mühendislik gerektirir. Protokolde yer alan muğlak bir ifade, unutulan bir borç kalemi veya takvime bağlanmamış bir kişisel ilişki düzenlemesi, boşanma gerçekleştikten yıllar sonra bile tarafları yeni davalarla (tapu iptal tescil, nafaka artırım, velayet değişikliği vb.) karşı karşıya bırakabilmektedir.
Anlaşmalı Boşanmanın Ön Koşulları
Bir boşanma protokolünün hukuki sonuç doğurabilmesi için, öncelikle TMK m. 166/3'te öngörülen dava şartlarının vücut bulması gerekir. Bu şartlar, mahkemece resen (kendiliğinden) araştırılır ve eksiklikleri halinde, taraflar ne kadar anlaşmış olurlarsa olsunlar, anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
1 Yıllık Evlilik Şartı
Kanun koyucu, evlilik kurumunun ciddiyetini korumak ve ani duygusal tepkilerle verilen fevri kararların önüne geçmek amacıyla, anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını zorunlu kılmıştır.
- Sürenin Hesaplanması: Bir yıllık süre, resmi nikah memuru önünde evlenme akdinin yapıldığı tarihten itibaren başlar ve dava açıldığı tarihe kadar dolmuş olması gerekir
- İstisnalar: Tarafların evlenmeden önce uzun yıllar birlikte yaşamış olmaları, nişanlılık süresi veya imam nikahı ile geçen süreler bu bir yıllık hesaba katılmaz
- Pratik Sonuç: Bir yıl dolmadan açılan davada sunulan protokol, hakim tarafından "anlaşmalı boşanma belgesi" olarak kabul edilemez. Bu durumda dava, çekişmeli boşanma davası olarak görülmeye devam eder
Başvuru Yöntemi
Anlaşmalı boşanma davası iki şekilde açılabilir:
- Birlikte Başvuru: Eşlerin, imzaladıkları protokolü ekledikleri ortak bir dilekçe ile mahkemeye başvurmaları
- Kabul Yoluyla: Bir eşin açtığı boşanma davasını, diğer eşin "davanın tüm sonuçlarını ve protokolü kabul ediyorum" beyanıyla sahiplenmesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, davanın başında sunulabileceği gibi, çekişmeli devam eden bir davanın herhangi bir aşamasında da taraflar protokol sunarak davayı anlaşmalıya çevirebilirler.
Hakimin Huzurunda Bizzat Dinlenme
Anlaşmalı boşanma sürecinin en kritik usul şartı, tarafların hakim huzurunda bizzat dinlenmesidir. Türk hukukunda boşanma hakkı, "kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar" kategorisindedir. Bu nedenle avukatların taraflar adına irade beyanında bulunması yeterli değildir.
Yargıtay Bozma Sebebi: Yargıtay, tarafların duruşmaya gelmediği, sadece avukatlarının beyanıyla veya sadece dilekçe üzerinden karar verilen anlaşmalı boşanma hükümlerini usulden bozmaktadır. Bu zorunluluk, protokolün baskı, tehdit veya hile ile imzalatılması riskine karşı bir güvence mekanizmasıdır.
Hakimin Müdahale Yetkisi
Tarafların üzerinde anlaştığı her madde hakim tarafından otomatik olarak onaylanmaz. TMK m. 166/3, hakime, özellikle "çocukların durumu" ve "boşanmanın mali sonuçları" konusunda tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak değişiklik yapma yetkisi vermiştir.
Hakim, örneğin velayetin anneye verildiği ancak babayla kişisel ilişkinin hiç kurulmadığı veya çok kısıtlı tutulduğu bir protokolü, çocuğun psikolojik gelişimi açısından sakıncalı bulabilir. Bu durumda hakim, "Babayla görüşme süresinin şu şekilde artırılması kaydıyla..." şeklinde bir değişiklik önerir. Hakimin yaptığı değişiklik önerisi, taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Taraflar bu değişikliği kabul etmezse, anlaşma gerçekleşmemiş sayılır ve dava reddedilir veya çekişmeliye döner.
Protokolün Yapısal Analizi
Kusursuz bir protokol, dört ana sütun üzerine inşa edilmelidir:
- Kimlik ve İrade Beyanı
- Çocukların Durumu (Velayet/İştirak Nafakası)
- Mali Sonuçlar (Yoksulluk Nafakası/Tazminat)
- Mal Rejiminin Tasfiyesi
Giriş ve İrade Beyanı Bölümü
Protokolün giriş kısmı, belgenin hukuki niteliğini tanımlar ve tarafların boşanma konusundaki kesin kararlılıklarını ifade eder. Bu bölüm, olası bir irade fesadı iddiasını bertaraf edecek açıklıkta olmalıdır.
Madde 1 - Protokolün Konusu: İşbu protokol, bir tarafta (TC:...) ile diğer tarafta (TC:...) arasında, açılmış/açılacak olan boşanma davasına esas teşkil etmek üzere; TMK m. 166/3 hükmü çerçevesinde, evlilik birliğinin sona erdirilmesi ve boşanmanın fer'i niteliğindeki tüm sonuçların düzenlenmesi amacıyla tanzim edilmiştir.
Madde 2 - Boşanma İradesi: Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğini kabul ederek, karşılıklı olarak boşanmayı kabul etmişlerdir. Taraflar, işbu protokolü hiçbir baskı altında kalmadan, hür iradeleriyle, okuyup anlayarak imza altına aldıklarını beyan ederler.
Kritik Uyarı: Yargıtay, protokol metninde boşanma iradesinin "kayıtsız ve şartsız" olması gerektiğini belirtir. "Eğer borçlarımı öderse boşanırım" gibi şarta bağlı ifadeler, boşanma davasının reddine veya protokolün geçersizliğine yol açabilir.
Velayet ve Kişisel İlişki Düzenlemeleri
Çocuklarla ilgili hükümler, kamu düzenini ilgilendirdiği için hakimin en geniş takdir yetkisine sahip olduğu alandır. Buradaki muğlaklıklar, ileride velayet değişikliği davalarına veya icra takiplerinde "çocuk teslimi" sorunlarına yol açar.
Velayetin Düzenlenmesi
Hangi çocuğun kimde kalacağı net olarak belirtilmelidir. Kardeşlerin ayrılmaması (aynı ebeveynde kalması) pedagojik açıdan tercih edilse de, zorunlu hallerde farklı düzenlemeler yapılabilir.
Kişisel İlişki (Görüşme Takvimi)
Bu madde, protokolün "infaz kabiliyeti" açısından en hayati kısmıdır. "Babası istediği zaman görür" şeklindeki esnek maddeler, taraflar arası ilişki bozulduğunda uygulanamaz hale gelir ve Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılabilir. Takvimin, hafta sonları, dini bayramlar, resmi tatiller ve yaz tatillerini kapsayacak detayda olması şarttır.
Madde - Kişisel İlişki: Velayet hakkı kendisine verilmeyen taraf ile müşterek çocuk arasında şahsi münasebet şu şekilde tesis edilecektir:
• Hafta Sonları: Her ayın 1. ve 3. hafta sonu, Cumartesi günü saat 10:00'dan Pazar günü saat 18:00'e kadar (yatılı olarak)
• Dini Bayramlar: Ramazan Bayramı'nın her yıl 2. günü saat 09:00'dan 3. günü saat 17:00'ye kadar; Kurban Bayramı'nın her yıl 2. günü saat 09:00'dan 3. günü saat 17:00'ye kadar
• Sömestr Tatili: Okulların yarıyıl tatilinin ilk haftası Pazartesi saat 10:00'dan Pazar saat 17:00'ye kadar
• Yaz Tatili: Her yıl 1 Temmuz ile 31 Temmuz tarihleri arasında kesintisiz 1 ay süreyle
• Özel Günler: Babalar Günü/Anneler Günü'nde ilgili ebeveyn ile saat 10:00-19:00 arasında
İştirak Nafakası
Çocuğun giderlerine katılım zorunludur. Miktarın yanı sıra yıllık artış oranı mutlaka belirtilmelidir; aksi takdirde nafaka enflasyon karşısında erir ve yeni bir "nafaka artırım davası" açılmasını zorunlu kılar.
İştirak Nafakası: Velayet kendisine verilmeyen taraf, müşterek çocuk için, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere aylık ... TL iştirak nafakası ödeyecektir.
• Artış Şartı: Belirlenen nafaka miktarı, her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE/TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır.
• Ek Giderler: Çocuğun eğitim (özel okul, servis, kitap) ve sağlık giderleri, belgelendirilmek kaydıyla taraflarca yarı yarıya karşılanacaktır.
Mali Sonuçlar: Nafaka ve Tazminat
Anlaşmalı boşanmanın en önemli fonksiyonu, taraflar arasındaki mali ihtilafları kesin hüküm (res judicata) gücüyle bitirmesidir. Bu bölümde yapılacak feragatler geri dönülemez niteliktedir.
Yoksulluk Nafakası
TMK m. 175 uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir.
Davalı, Davacıya boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren her ay ... TL yoksulluk nafakası ödemeyi kabul eder. Bu miktar yıllık ...% oranında artırılacaktır.
Seçenek B - Feragat Durumu:
Tarafların, birbirlerinden yoksulluk nafakası talebi bulunmamaktadır. Taraflar, işbu protokolle yoksulluk nafakası hakkından açıkça ve gayrikabili rücu (geri dönülemez) şekilde feragat ettiklerini beyan ederler.
Kritik Uyarı: "Şimdilik nafaka istemiyorum" veya "Haklarım saklı kalmak kaydıyla nafaka istemiyorum" ifadeleri, anlaşmalı boşanmanın ruhuna aykırıdır. Yargıtay, mali sonuçların nihai olarak çözülmesini şart koşar. Eğer feragat açıkça yazılmazsa, boşanmadan sonra 1 yıl içinde yeni bir dava açılabilir. Protokolde "Nafaka talebim yoktur" demekle "Nafaka hakkımdan feragat ediyorum" demek arasında devasa bir hukuki fark vardır.
Maddi ve Manevi Tazminat
TMK m. 174 uyarınca talep edilen tazminatlar, kusurlu tarafın diğerine ödediği bedeldir. Anlaşmalı boşanmada kusur tartışılmasa da, tazminat ödenmesi kararlaştırılabilir.
• Maddi Tazminat: Davalı, Davacıya maddi tazminat olarak ... TL ödemeyi kabul etmiştir. Ödeme ... tarihinde defaten yapılacaktır.
• Manevi Tazminat: Tarafların birbirlerinden manevi tazminat talebi yoktur.
• İbra: Taraflar, yukarıda belirtilenler dışında, boşanma nedenine dayalı olarak birbirlerinden başkaca herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinde bulunmayacaklarını, bu haklarından feragat ettiklerini kabul ve taahhüt ederler.
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Uygulamada en çok sorunun yaşandığı, en yüksek mali riskleri barındıran bölümdür. Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, kredi borçları ve ziynet eşyaları bu başlık altında, tapu sicili ve trafik tescil bilgileriyle uyumlu olarak yazılmalıdır.
Taşınmaz Mallar ve Tapu Devri
Sadece "Evi kadına verdim" demek tapuda işlem yapmak için yetersizdir. İlamın icrası için tapu bilgilerinin net olması gerekir.
[İL], [İLÇE], [MAHALLE], ... ada ... parsel numarasında kayıtlı ve tapuda Davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın mülkiyeti, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, herhangi bir bedel alınmaksızın Davacıya devredilecektir.
• Davalı, kararın kesinleşmesini takip eden 30 gün içinde tapu müdürlüğüne başvurarak devir işlemini gerçekleştirmeyi taahhüt eder.
• Devirle ilgili tapu harcı ve masrafları ... tarafından ödenecektir.
Kredi Borcu Olan Ev
Kredi borcu devam eden bir evin paylaşımı, bankanın (üçüncü tarafın) haklarını etkilediği için çok hassastır. Protokolde "Borcu koca öder" yazması bankayı bağlamaz; banka kredi sözleşmesindeki imza sahibine gider.
... Bankası ... Şubesi'nden çekilen ... numaralı konut kredisinin kalan taksitleri, boşanma tarihinden itibaren tamamen ... tarafından ödenecektir.
• İç İlişki Düzenlemesi: Taraflar, bankaya karşı sorumluluğun müşterek olduğunun bilincindedir. Ancak tarafların iç ilişkisinde borcun tamamı Davalıya aittir. Davalının ödeme yapmaması nedeniyle Davacı bankaya ödeme yapmak zorunda kalırsa, ödediği miktar ve ferileri için Davalıya rücu etme (geri alma) hakkı saklıdır.
Araçlar ve Menkul Mallar
Plaka ve ruhsat bilgileriyle tanımlama yapılmalıdır.
Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)
Yargıtay içtihatlarına göre ziynet eşyaları kadının kişisel malı sayılır. Ancak protokolde bu konuda açık bir hüküm yoksa, kadın sonradan "altınlarım onda kaldı" diyerek dava açabilir. Bu nedenle ibra maddesi şarttır.
Sık Yapılan Hatalar ve Bozma Nedenleri
Yargıtay Hukuk Daireleri ve Hukuk Genel Kurulu'nun anlaşmalı boşanma protokollerine ilişkin zengin bir içtihadı bulunmaktadır. Bu kararlar, protokol hazırlarken "yapılmaması gerekenleri" gösteren en önemli rehberdir.
Duruşmada Protokolün Onaylanmaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların duruşmada hazır bulunup "Protokoldeki imza bana aittir, içeriğini kabul ediyorum" demediği hallerde verilen boşanma kararlarını bozmaktadır. Sadece dilekçe vermek yetmez; sözlü beyan (istikvap) şarttır.
Mali Konularda Belirsizlik
"Boşanmanın mali sonuçları" (tazminat ve yoksulluk nafakası) konusunda taraflar anlaşamamışsa veya "bu konuyu sonra konuşuruz" diyerek protokolü muğlak bırakmışlarsa, hakim boşanma kararı veremez. Yargıtay, bu konuların dava sırasında çözülmesini anlaşmalı boşanmanın "olmazsa olmazı" olarak görür. Ancak mal paylaşımı (ev, araba) konusunda anlaşma zorunlu değildir; taraflar "Mal rejimini daha sonra tasfiye edeceğiz" diyerek de boşanabilirler.
Şarta Bağlı Feragatler
Bir tarafın "Çocuğu bana verirse nafakadan vazgeçerim" şeklindeki beyanı protokolde yer alabilir, ancak duruşmada hakime "Çocuğu alamazsam boşanmaktan vazgeçerim" derse, anlaşma bozulur. Ayrıca "Evlenirsem nafaka kesilsin" gibi kanuni şartlar (TMK m. 176) zaten protokolde yazmasa da geçerlidir; ancak "İşe girersem nafaka kesilsin" gibi özel şartların protokolde açıkça yazılması gerekir.
Protokolden Dönme Hakkı
Karar kesinleşinceye kadar (yani istinaf süresi dolana kadar), taraflardan biri protokolden tek taraflı olarak dönebilir. Yargıtay HGK kararlarına göre, anlaşmalı boşanma davası devam ederken veya karar verildikten sonra henüz kesinleşmeden taraflardan biri "Vazgeçtim" derse, dava "çekişmeli boşanma" davasına dönüşür. Bu durumda protokoldeki kabul beyanları (örneğin "kusurluyum" demek veya tazminatı kabul etmek) tarafları bağlamaz; yani protokol delil niteliğini kaybeder.
Protokolden Kesinleşmeye Süreç
Protokolün hazırlanması sürecin sadece ilk adımıdır. Hukuki sonucun (boşanma ve mal geçişlerinin) doğması için aşağıdaki prosedürün titizlikle takip edilmesi gerekir:
- Dava Dilekçesi ve Protokolün Sunumu: Islak imzalı protokol, anlaşmalı boşanma dava dilekçesine eklenerek Nöbetçi Aile Mahkemesi'ne (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne) sunulur
- Tensip ve Duruşma Günü: Mahkeme, tensip zaptı ile duruşma günü verir. Anlaşmalı boşanmalarda bu süre genellikle çok kısadır (birkaç gün veya hafta)
- Duruşma (İsticvap): Taraflar kimlikleriyle birlikte duruşmada hazır bulunur. Hakim protokolü okur, tarafları dinler ve uygun bulursa "boşanmaya ve protokolün tasdikine" karar verir
- Gerekçeli Karar: Mahkeme, duruşmadan sonra (genelde 1-2 hafta içinde) gerekçeli kararını yazar. Protokol metni, gerekçeli kararın "hüküm" fıkrasına aynen geçirilir
- Tebliğ ve Kesinleşme: Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Taraflar tebliğden sonra 2 haftalık istinaf süresini bekleyebilir veya "İstinaftan feragat ediyoruz" dilekçesi vererek kararı aynı gün kesinleştirebilirler
- Nüfus ve Tapu İşlemleri: Karar kesinleşince mahkeme Nüfus Müdürlüğü'ne yazı yazar. Tapu devri gibi işlemler için ise tarafların kesinleşmiş karar şerhi ile birlikte Tapu Müdürlüğü'ne gitmesi gerekir
Sonuç ve Öneriler
Anlaşmalı boşanma protokolü, sadece bir evliliği bitiren belge değil, tarafların gelecekteki "anayasa"sıdır. Bu belgenin hazırlanması sürecinde şu hususlara dikkat edilmesi, hak kayıplarını minimize edecektir:
- Açıklık: Tüm maddeler, üçüncü bir kişinin (icra memuru, tapu memuru) okuduğunda anlayabileceği netlikte olmalıdır
- Kapsayıcılık: Sadece bugünü değil, gelecekteki ihtimalleri (enflasyon, okul değişikliği, hastalık) de kapsamalıdır
- Hukuki Destek: İnternetteki taslaklar (matbu formlar) her ailenin özel durumunu (kredi borcu, şirket hissesi, özel gereksinimli çocuk) kapsamaz. Özellikle mal paylaşımı ve velayet konularında uzman hukukçu desteği, ileride doğacak çok daha büyük maliyetleri (tazminat davaları, hak kayıpları) engeller
Bu rehber, Türk Medeni Kanunu'nun güncel hükümleri ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Her somut olay, kendi dinamikleri içerisinde değerlendirilmeli ve protokol buna göre "terzi işi" olarak tanzim edilmelidir.
Boşanma Protokolü Hazırlığı İçin Profesyonel Destek
Deneyimli aile hukuku avukatlarımızla ücretsiz ön görüşme yapın.
Hemen İletişime Geçin📚 Bu Konu Hakkında Detaylı Yanıtlar
Yasal Uyarı: Bu içerik, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ışığında hazırlanmış genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylarda hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
